Işığı daima yanan evlerden biridir o. Günün hangi saatinde olursa olsun, sığınanları bağrına basan, açları doyuran, yüreği acıyanları sarıp sarmalayan ve kutlu sakinlerinin en içli iniltilerine sır arkadaşlığı yapan sımsıcak bir yuva. Batının batısında, doğunun bütün motiflerinin mümessili bir Anadolu ocağı. İşte o evdedir Asrın Garibi, o evin bir odasında. O ev okyanusun ötesinde ama onun odası vallahi Erzurum’da, billahi Edirne’de, tallahi İzmir’de. O ev Amerika’da ama o oda Türkiye’de; o odanın sâkini kalben, hayâlen ve rûhen dünyanın her bucağında, bütün kalbi kırıkların yanında. Çağın Ebu Cehilleri kendilerine göre bir “yeni dünya” hayatı tahayyül etseler de, o ilk kez “Vira bismillah” dediği zamanki sadelik ve duruluğunda. Bazılarını buna inandırmak ve onların boğuldukları derin suları ayağı ıslanmadan geçenlerin de var olduğunu kendilerine anlatmak ne kadar da zor! Var mı ki, böyle bir vazifemiz?! Fakat, gönül istiyor ki, su-i zanlara ve iftiralara girmesin hiçbir mü’min kardeşimiz...

 

 
Tarihçi Mustafa Armağan Bey ile Röportajımız (1) Yazdır E-posta
Yazar ::GENÇ::ADAM   

 

::GENÇ::ADAM :

1. Tarihçi olmayı ne zaman düşündünüz?

MUSTAFA ARMAĞAN:

Hiçbir zaman! İlk yazımın yayınlandığı 1978’den bu yana tam 29 yıl geçmiş. Sürekli sorgulayan bir yazar olmak istemişimdir. Bunu daha önce bilim felsefesi, modernleşme, gelenek, edebiyat ve kültür alanlarında yapardım, bugün tarih denizinde yüzüyorum.
Yarın hangi alanda olacağımı bilmiyorum. Belki de romancılıkta karar kılarım, kim bilir!

Kendime hiçbir zaman tarihçi demedim, denilmesini de istemedim. Çünkü dikkatli okurun bildiği gibi yaptığım farklı bir şey. ‘Tarihle birlikte düşünme’ye çalışıyorum. Tarihçinin derdi tarihi anlamaktır, benimkisi ise tarihi bir düşünce malzemesi olarak kullanıp onun üzerinden sorgulamalarda bulunmak.

Ancak doğrusunu söylemem gerekirse tarih alanının, hele hele Osmanlı tarihi alanının bu denli boş
olduğunu bilmezdim ‘bu derde düşmeden önce’.

Bir yerde okurun beklentisiyle benim tarihi okuma tarzım rastlaştı, buluştu ve önceden tahmin edemeyeceğim kadar neşeli bir alışveriş başladı aramızda. Bazen onlar önüme bir yol açıyorlar.
 Bazen ben onlara kılavuz oluyorum.  Velhasıl, bir keşif yolculuğu bizimkisi.

devam edecek...


 
< Önceki   Sonraki >

Sözler

“De ki: "Ey Kitap Ehli, bizimle sizin aranızda müşterek bir kelimeye gelin. Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ve Allah'ı bırakıp bir kısmımız bir kısmımızı Rabler edinmeyelim." Eğer yine yüz çevirirlerse, deyin ki: "Şahid olun, biz gerçekten Müslümanlarız." (Al-i İmran Suresi, 64)
 
Advertisement

Gençadam Bülteni




İstatistikler

Ziyaretçiler: 3068233