Işığı daima yanan evlerden biridir o. Günün hangi saatinde olursa olsun, sığınanları bağrına basan, açları doyuran, yüreği acıyanları sarıp sarmalayan ve kutlu sakinlerinin en içli iniltilerine sır arkadaşlığı yapan sımsıcak bir yuva. Batının batısında, doğunun bütün motiflerinin mümessili bir Anadolu ocağı. İşte o evdedir Asrın Garibi, o evin bir odasında. O ev okyanusun ötesinde ama onun odası vallahi Erzurum’da, billahi Edirne’de, tallahi İzmir’de. O ev Amerika’da ama o oda Türkiye’de; o odanın sâkini kalben, hayâlen ve rûhen dünyanın her bucağında, bütün kalbi kırıkların yanında. Çağın Ebu Cehilleri kendilerine göre bir “yeni dünya” hayatı tahayyül etseler de, o ilk kez “Vira bismillah” dediği zamanki sadelik ve duruluğunda. Bazılarını buna inandırmak ve onların boğuldukları derin suları ayağı ıslanmadan geçenlerin de var olduğunu kendilerine anlatmak ne kadar da zor! Var mı ki, böyle bir vazifemiz?! Fakat, gönül istiyor ki, su-i zanlara ve iftiralara girmesin hiçbir mü’min kardeşimiz...

 

 
Fethullah Gülen Hocaefendi ,Malatya'daki vahşi cinayeti değerlendirdi Yazdır E-posta
Yazar M.Fethullah Gülen   

Fethullah Gülen, Malatya'daki vahşeti yorumladı. İşte herkul.org'da yayınlanan Gülen'in değerlendirmesi...

Son senelerde özellikle bazı marjinal gruplar Türkiye'de misyonerlik faaliyetlerinin arttığını ve ülkenin elden gitmekte olduğunu dillendiriyor ve adeta din ve vatan sevgisini yanlış yorumlayan bir kısım saf kimseleri tahrik etmeye çalışıyorlardı. Nitekim, güzel vatanımız bu tahrikleri akla getiren ard arda cinayetlerle sarsıldı. Maalesef, geçen gün bu silsileye çok kanlı bir halka daha eklendi. Olup biten bu hadiseleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

 

dinlemek için  TIKLAYIN

 

-Malatya gibi güzel bir ilimizin adını çok çirkin şekilde gündeme getiren bu hadise düpedüz bir terördür! (00.44)

-Bir mü'min, mü'min olduğu halde cinayet işleyemez. (02.08)

-Dinimizde böyle bir vahşetin yeri asla yoktur! (04.07)

-Bizim tarihimizde de böyle bir vahşilik mevcut değildir; aksine, "Ben Salahaddin'den insanlık öğrendim!" diyen düşman komutanı gibi, gayr-i müslimler bizim genel ahlakımızın destanını kesmek zorunda kalmışlardır. (05.10)

-Bazıları sırf hasetlerinden, bazıları da hıyanet düşüncesiyle diyalog faaliyetlerine karşı çıktılar; hatta diyalog yolunu benimseyen samimi mü'minleri kilise evleri açmakla, İncil dağıtmakla ve misyonerlere yardım etmekle suçladılar, olmadık iftiralarda bulundular ve böylece bazı safdil kimseleri kışkırtmaya çalıştılar. (07.23)

-İslam'ı terkedip Hristiyan olanlar gerçekten çok mu? Bu konuda resmi raporlar ve anketler ne diyor? (08.36)

-Devletimiz hem ülkemizin hem de dinimizin itibarını korumak için içimizdeki azınlıkların korunması adına her türlü tedbiri almak zorundadır. (10.31)

-"Derin"lerdeki kan dökme meyli (11.13)

-Türkiye sevgisi nasıl olmalı? (13.25)

-Utansın Efendimiz'i mahcup edenler!.. (15.09)

-Aynı zamanda, böyle bir cinayet, yurtdışında yaşayan bütün vatandaşlarımızı tehlikeye atma manasına gelen büyük bir cürümdür! (15.39)

-İncil dağıtılmasından rahatsız olan (!) kimseler muhataplarına Kur'an'ı ve İnsanlığın İftihar Tablosu'nu anlatmayı hiç denediler mi acaba? (17.54)

-Diyalog yolu en katı kimselerin bile gönlüne girmek için yegane köprüdür; kendi değerlerine güvenenlerin başka dinlerin temsilcileriyle biraraya gelmekten korkmaları düşünülemez. (18.58)

 
Sonraki >

Sözler

“Zulmedenleri hariç, ehl-i kitap ile en güzel olan şeklin dışında bir tarzda mücadele etmeyin ve onlara şöyle deyin: “Biz, hem bize indirilen kitaba, hem size indirilen kitaba iman ettik. Bizim İlah’ımız da sizin İlah’ınız da bir ve aynı İlah’tır ve biz O’na gönülden teslim olduk.” (Ankebut, 46)
 
Advertisement

Gençadam Bülteni




İstatistikler

Ziyaretçiler: 3102633