Işığı daima yanan evlerden biridir o. Günün hangi saatinde olursa olsun, sığınanları bağrına basan, açları doyuran, yüreği acıyanları sarıp sarmalayan ve kutlu sakinlerinin en içli iniltilerine sır arkadaşlığı yapan sımsıcak bir yuva. Batının batısında, doğunun bütün motiflerinin mümessili bir Anadolu ocağı. İşte o evdedir Asrın Garibi, o evin bir odasında. O ev okyanusun ötesinde ama onun odası vallahi Erzurum’da, billahi Edirne’de, tallahi İzmir’de. O ev Amerika’da ama o oda Türkiye’de; o odanın sâkini kalben, hayâlen ve rûhen dünyanın her bucağında, bütün kalbi kırıkların yanında. Çağın Ebu Cehilleri kendilerine göre bir “yeni dünya” hayatı tahayyül etseler de, o ilk kez “Vira bismillah” dediği zamanki sadelik ve duruluğunda. Bazılarını buna inandırmak ve onların boğuldukları derin suları ayağı ıslanmadan geçenlerin de var olduğunu kendilerine anlatmak ne kadar da zor! Var mı ki, böyle bir vazifemiz?! Fakat, gönül istiyor ki, su-i zanlara ve iftiralara girmesin hiçbir mü’min kardeşimiz...

 

 
Osmanlı'da Gayrimüslimlerin Askere Alınmaması Yazdır E-posta
Yazar M.Fethullah Gülen   

Osmanlı Devleti'nde gayrimüslimler askere alınmamışlardır. Osmanlılar, onların askerî sırlara muttali olabilme ihtimaline karşı böyle bir davranış içine girmiş olabilir. Zira askerlik gibi devletin bekasının teminatı olan bir müessesede, düşmanların kötülük yapma adına her vesileyi değerlendirmeleri ihtimal dahilindedir. Ne var ki, onların herhangi bir hıyanette bulunamayacakları vazifelerde çalıştırılabileceğini düşünüyorum.

 

Meseleye dinî açıdan bakılacak olursa onların askere alınmalarının hiçbir mahzuru olmasa gerek. Çünkü Tağlib Hıristiyanları Kadisiye Savaşında Müslümanlarla beraber savaşmışlardı. Daha sonraları Bizans'a karşı yapılan savaşlarda da Hıristiyanlar Müslümanların cephesinde yer almışlardı. Bu örnekler de onların, savaşa alınmasının bir içtihat mevzuu olduğunu ve maslahatın gerektirdiği durumlarda savaşa katılmalarının mümkün olabileceğini

 

 

İsim: 
posta: 
Başlık: 
Yorum:

 
Güvenlik kodu: 
  
  

 
< Önceki   Sonraki >

Sözler

“Müminler, müminleri bırakıp, kâfirleri velî edinmesinler. Kim böyle yaparsa, Allah ile ilişiğini kesmiş olur. Ancak onlar tarafından gelebilecek bir tehlike olursa başka!” (Âl-i İmrân, 28)
 
Advertisement

Gençadam Bülteni




İstatistikler

Ziyaretçiler: 3164876
Şuanda 1 misafir bağlı