Işığı daima yanan evlerden biridir o. Günün hangi saatinde olursa olsun, sığınanları bağrına basan, açları doyuran, yüreği acıyanları sarıp sarmalayan ve kutlu sakinlerinin en içli iniltilerine sır arkadaşlığı yapan sımsıcak bir yuva. Batının batısında, doğunun bütün motiflerinin mümessili bir Anadolu ocağı. İşte o evdedir Asrın Garibi, o evin bir odasında. O ev okyanusun ötesinde ama onun odası vallahi Erzurum’da, billahi Edirne’de, tallahi İzmir’de. O ev Amerika’da ama o oda Türkiye’de; o odanın sâkini kalben, hayâlen ve rûhen dünyanın her bucağında, bütün kalbi kırıkların yanında. Çağın Ebu Cehilleri kendilerine göre bir “yeni dünya” hayatı tahayyül etseler de, o ilk kez “Vira bismillah” dediği zamanki sadelik ve duruluğunda. Bazılarını buna inandırmak ve onların boğuldukları derin suları ayağı ıslanmadan geçenlerin de var olduğunu kendilerine anlatmak ne kadar da zor! Var mı ki, böyle bir vazifemiz?! Fakat, gönül istiyor ki, su-i zanlara ve iftiralara girmesin hiçbir mü’min kardeşimiz...

 

 
Polemik Değil, Diyalog Yazdır E-posta
Yazar H. Karaman, Ö.F. Harman, F. Tuncer   
Active ImageDiyalog tartışmaları, diyaloğun mümkün ve gerekli olduğunu, hatta bunun dinlerin yapısı gereği zorunluluk olduğunu düşünenlerden; diyalog girişimini misyoner emellerinin aracı olarak görüp ihanet olarak niteleyenlere ve son olarak da bu faaliyetlere çeşitli kayıtlarla fakat olumlu yaklaşanlara kadar geniş bir yelpazede taraflara sahip. Bu konuda bir ortak nokta bulmak amacıyla yapılan tartışmalar zaman zaman bir hayli yoğun ve hararetli oluyor. Kimi bir ayetten yola çıkıyor; kimi bir örnekten, kimi de bir cümleden hatta bir kelimeden hareketle konu hakkında hüküm verip, yargıda bulunuyor. Ancak belki de konuşması gerekenlerin, ilahiyatçı bilim adamlarının sesleri pek duyulmuyordu. Bu yüzden henüz kamunun nezdinde diyaloğun ne olduğuna dair netleşmiş bir kanaat oluşabilmiş değil. Toplum, günün gereklerine karşı, yeni uyum ve çözüm yolları geliştirme sorumluluğuyla; tarihsel korkular ve yargıların oluşturduğu belirsizlik arasında kararsız bir durumda.

İşte bu kitap, diyaloğu, tarihsel süreçten bugüne kadar, hem teori, hem pratik üzerinden araştıran yazıları içeriyor. Diyaloğu, kutsal metinler, metinler arası farklılıklar ve benzeşmeler, ortaklıklar, tarihî vesikalar ve bütün bunların yanında günümüzün çeşitli handikapları üzerinden okuyan bu çalışma, tartışmaların “Polemik Değil, Diyalog” olarak gerçekleşmesi yolunda önemli bir katkı sağlayacaktır.
 
< Önceki   Sonraki >

Sözler

“Zulmedenleri hariç, ehl-i kitap ile en güzel olan şeklin dışında bir tarzda mücadele etmeyin ve onlara şöyle deyin: “Biz, hem bize indirilen kitaba, hem size indirilen kitaba iman ettik. Bizim İlah’ımız da sizin İlah’ınız da bir ve aynı İlah’tır ve biz O’na gönülden teslim olduk.” (Ankebut, 46)
 
Advertisement

Gençadam Bülteni




İstatistikler

Ziyaretçiler: 3102605