Işığı daima yanan evlerden biridir o. Günün hangi saatinde olursa olsun, sığınanları bağrına basan, açları doyuran, yüreği acıyanları sarıp sarmalayan ve kutlu sakinlerinin en içli iniltilerine sır arkadaşlığı yapan sımsıcak bir yuva. Batının batısında, doğunun bütün motiflerinin mümessili bir Anadolu ocağı. İşte o evdedir Asrın Garibi, o evin bir odasında. O ev okyanusun ötesinde ama onun odası vallahi Erzurum’da, billahi Edirne’de, tallahi İzmir’de. O ev Amerika’da ama o oda Türkiye’de; o odanın sâkini kalben, hayâlen ve rûhen dünyanın her bucağında, bütün kalbi kırıkların yanında. Çağın Ebu Cehilleri kendilerine göre bir “yeni dünya” hayatı tahayyül etseler de, o ilk kez “Vira bismillah” dediği zamanki sadelik ve duruluğunda. Bazılarını buna inandırmak ve onların boğuldukları derin suları ayağı ıslanmadan geçenlerin de var olduğunu kendilerine anlatmak ne kadar da zor! Var mı ki, böyle bir vazifemiz?! Fakat, gönül istiyor ki, su-i zanlara ve iftiralara girmesin hiçbir mü’min kardeşimiz...

 

 
Dinlerarası Diyalog Nedir? Yazdır E-posta
Yazar Hayreddin Karaman   
Active ImageBiz Müslümanlar bütün varlıklara yönelik, zulmü engellemek ve İslâm’ı insanlara tebliğ etmekle yükümlü kılınmışızdır. İslâm’ı tebliğ edeceğin insana şunu diyebilir misin: “Ben seninle görüşeceğim, ben Müslümanım, beni tanıyacaksın, dinimi, kültürümü baştan benimseyeceksin, kendinden bahsetmeyecek, renk bile vermeyeceksin, verirsen diyaloğu o anda keserim!” Böyle ön şartlı bir diyalog olur mu? Elbette olmaz. O da kendini tanıtır, sen de. Eğer farklılıkları konuşuyorsanız o da farklı yönlerini dile getirir, sen de. Hasılı amaç, usul, niyet önemlidir; bunları iyi muhafaza ettiğiniz zaman niye diyalog sakıncalı olsun? Bazı yazarların “Bu; bizim dinimize, kültürümüze zarar veriyor. Başta Hıristiyanlar olmak üzere tarafların; dinlerini ve ideolojilerini yaymak için bir araç olarak kullanılıyor” diye bir itirazları, bir endişeleri varsa buna saygı duyarım, ama bunun yolu harp etmek değildir, bir araya gelip derdini anlatmak ve derdini dinletmektir. İyi niyetli olduktan sonra, din de hepimizin olduğuna göre, biz dinimize zarar vermeyecek şekilde bu diyaloğu nasıl yapabiliriz” sorusunun cevabını ararız. Diyaloğun zorunlu olduğunu söyledim, bunu nasıl yürütebiliriz konusunu konuşuruz. Hata, eksik, kusur varsa usulü yeni baştan gözden geçiririz.
 
< Önceki   Sonraki >

Sözler

“Müminler, müminleri bırakıp, kâfirleri velî edinmesinler. Kim böyle yaparsa, Allah ile ilişiğini kesmiş olur. Ancak onlar tarafından gelebilecek bir tehlike olursa başka!” (Âl-i İmrân, 28)
 
Advertisement

Gençadam Bülteni




İstatistikler

Ziyaretçiler: 3164896
Şuanda 1 misafir bağlı