|
||
| İşte Bediüzzaman’ın defin tutanağı |
|
|
| Yazar Zaman Gazetesi | |
Bediüzzaman, 83 yıllık hayatında büyük sıkıntılar çekti. Ömrünün çoğu hapis ve sürgünde geçti. Hayata gözlerini kapadığında bile rahat bırakılmadı. 23 Mart 1960’ta Urfa’da vefat etti ve oraya defnedildi. Ancak, 27 Mayıs İhtilali’nden sonra buradan alınarak bilinmeyen bir yere götürüldü. O günden beri mezar yeri sürekli tartışıldı. Yassıada evrakları arasından defin belgesi de çıktı. Belgeye göre, naaşı Urfa’dan alınan Bediüzzaman 12 Temmuz 1960’ta Isparta Şehir Mezarlığı’na defnedildi. Ömrünü Bediüzzaman'ın hayatını araştırmaya adayan Necmettin Şahiner, bu belgenin tartışmalara son noktayı koyacağına inanıyor. Şahiner, "Bu belge 40 yıllık birikimimi teyit ediyor. Görmek için sabırsızlanıyorum." diyor. Şahiner'e göre Isparta Şehir Mezarlığı'na defnedilen Nursi'nin naaşı daha sonra yakın talebeleri tarafından Isparta'da başka bir yere nakledildi. Bir süre önce Nursi’nin naaşının denize atıldığı iddia edilmişti.Bediüzzaman özellikle son aylarında çok sıkı takibat altına alınmıştı. Ziyaret için geldiği Urfa'da kalmasına izin verilmiyordu. İçişleri Bakanlığı'nın talimatıyla gönderilen polislerin baskısı altındaydı. Bu tartışmalar yaşanırken gözlerini fani âleme kapadı. Urfa'ya defnedildi. Ancak halkın mezarına akın akın gitmesi bazılarını rahatsız ediyordu. Demokrat Parti iktidarının devrilmesinin ardından Bediüzzaman'ın mezarı gündeme alındı. Konya İmam Hatip Okulu'nda öğretmenlik yapan kardeşi Abdülmecit Ünlükul 4 Temmuz'da Konya Valiliği'ne bir dilekçe yazdı. Dilekçesinde kardeşinin mezar yeri uzak olduğu için ziyaret edemediğini ve bulunduğu yere aldırmak istediğini iletti. Darbe yönetimi bu dilekçeyi Üstad'ın mezarını Urfa'dan taşımak için kullandı. 11 Temmuz'da açılan mezar önce Afyon'a, ardından Isparta'ya nakledildi. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü'nün gizliliğini kaldırdığı Yassıada belgeleri arasında bulunan ‘zabıt varakası'nda defin işlemine ilişkin şu ifadeler yer alıyor: “Konya İmam Hatip Okulu Fehri Arabi hocası Abdülmecit Ünlükul'un Urfa'da medfun kardeşi Said-i Nursî'nin cesedini nakl-i kubur suretiyle Isparta'ya defnine müsaade olunmasına dair 4 Temmuz 1960 tarihli dilekçesi üzerine iş bu talebi is'af edilerek 12 Temmuz 1960 günü Afyon'a getirilmiş bulunan mevtaya ait tabut Afyon'dan teslim alınarak Isparta'ya getirilmiş ve aynı gün akşamı kardeşi Abdülmecit Ünlükul da hazır bulunduğu halde aşağıda imzaları bulunan kabre defnedildiğine dair iş bu zabıt mahallinde tanzim hep birlikte imza altına alınmıştır. Hazır bulunanlar Isparta Vali Muavini Besim Ulcay, Emniyet Müdürü Zeki Vural, Vilayet Jandarma Komutanı Zekeriya Kantekin, Merkez Kumandanı Yarbay Atamer, Merkez Hükümet ve Belediye Tabibi, mevtanın kardeşi Abdülmecit Ünlükul.” Zaman gazetesi 06.09.2006 |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



Bediüzzaman, 83 yıllık hayatında büyük sıkıntılar çekti. Ömrünün çoğu hapis ve sürgünde geçti. Hayata gözlerini kapadığında bile rahat bırakılmadı. 23 Mart 1960’ta Urfa’da vefat etti ve oraya defnedildi. Ancak, 27 Mayıs İhtilali’nden sonra buradan alınarak bilinmeyen bir yere götürüldü. O günden beri mezar yeri sürekli tartışıldı. Yassıada evrakları arasından defin belgesi de çıktı. Belgeye göre, naaşı Urfa’dan alınan Bediüzzaman 12 Temmuz 1960’ta Isparta Şehir Mezarlığı’na defnedildi. 
