Işığı daima yanan evlerden biridir o. Günün hangi saatinde olursa olsun, sığınanları bağrına basan, açları doyuran, yüreği acıyanları sarıp sarmalayan ve kutlu sakinlerinin en içli iniltilerine sır arkadaşlığı yapan sımsıcak bir yuva. Batının batısında, doğunun bütün motiflerinin mümessili bir Anadolu ocağı. İşte o evdedir Asrın Garibi, o evin bir odasında. O ev okyanusun ötesinde ama onun odası vallahi Erzurum’da, billahi Edirne’de, tallahi İzmir’de. O ev Amerika’da ama o oda Türkiye’de; o odanın sâkini kalben, hayâlen ve rûhen dünyanın her bucağında, bütün kalbi kırıkların yanında. Çağın Ebu Cehilleri kendilerine göre bir “yeni dünya” hayatı tahayyül etseler de, o ilk kez “Vira bismillah” dediği zamanki sadelik ve duruluğunda. Bazılarını buna inandırmak ve onların boğuldukları derin suları ayağı ıslanmadan geçenlerin de var olduğunu kendilerine anlatmak ne kadar da zor! Var mı ki, böyle bir vazifemiz?! Fakat, gönül istiyor ki, su-i zanlara ve iftiralara girmesin hiçbir mü’min kardeşimiz...

 

 
Dinlerarası diyalogda Müslümanların kaybedeceği bir şey yok! Yazdır E-posta
Yazar Zaman Gazetesi   
DiyalogKonya merkez Meram Belediyesi ile Selçuk Üniversitesi (SÜ) İlahiyat Fakültesi’nin birlikte organize ettiği ‘Kur’an’ın farklı inanç mensuplarına yaklaşımı’ konulu bir sempozyum düzenlendi.

Avrupa Birliği (AB) sürecine bilimsel bir katkı niteliği taşıyan toplantıda Kur’an’ın insanlığa sunmuş olduğu bir arada yaşama modeli ve tarihi tecrübe ele alındı. Toplantıya katılan ilahiyatçılar, dinlerarası diyalogda Müslümanların kaybedeceği bir şey olmayacağı görüşünde birleşti.
Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden çok sayıda ilahiyatçı akademisyenin katıldığı ve iki gün süren sempozyumda 9 tebliğ sunuldu. Konevi Kültür Merkezi’ndeki sempozyumda, Kur’an’ın İslam dışındaki din mensuplarına yaklaşımını ortaya koyan ayetler de yorumlandı. Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Önkal, Kur’an’ın gayrimüslimlere karşı tavrının ele alındığı bilimsel toplantının, dinlerarası hoşgörü ve diyalog düşüncesi için önemli bir temel oluşturduğunu söyledi. Diyalog ve hoşgörü adına yapılan çalışmaların başka şekilde yorumlanmaya çalışılmasına karşı çıkan Önkal, "Biz rahatlıkla ifade ediyoruz ki, İslam'ın temel dinamiklerinin ortaya konulduğu her platformda karşı tarafın niyeti ne olursa olsun Müslümanların kaybedeceği hiçbir şey yoktur." diye konuştu.

Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Beşir Gözübenli, öteki din sahiplerini konu alan akademik çalışmaların, İslam’ın değerler sistemini dünyaya anlatma adına önemli olduğuna dikkat çekerek, “Manevi dinamiklerimizin dünyaya tanıtılması gerekmektedir. Küreselleşen dünyada İslami değerlere bugün her zamankinden daha çok ihtiyaç vardır. İslam kültüründe emsalleriyle karşılaştırılamayacak ölçüde değişik din mensuplarının farklılıklarını koruyarak, her açıdan eşit statüde yaşamaları mümkün olmuştur. Dünyada henüz bu anlayışa ulaşılamamıştır.” dedi.

Sempozyuma müzakereci olarak katılan Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Köse, İslam tarihinin farklı medeniyet ve dinlerin birlikte yaşadığı örneklerle dolu olduğuna dikkat çekti.


Musa Kirazgiller
Konya
15.05.2006
 
< Önceki   Sonraki >

Sözler

“Zulmedenleri hariç, ehl-i kitap ile en güzel olan şeklin dışında bir tarzda mücadele etmeyin ve onlara şöyle deyin: “Biz, hem bize indirilen kitaba, hem size indirilen kitaba iman ettik. Bizim İlah’ımız da sizin İlah’ınız da bir ve aynı İlah’tır ve biz O’na gönülden teslim olduk.” (Ankebut, 46)
 
Advertisement

Gençadam Bülteni




İstatistikler

Ziyaretçiler: 3164722
Şuanda 1 misafir bağlı