| Fethullah Gülen Hocaefendi'nin "Sonsuz Nur" isimli eseri ile müslüman oldum ! |
|
|
| Yazar Av.Ramazan Kerpeten | |
|
Avrupalı Müslümanlar: R. KERPETEN/ Isvec. İslam Avrupa başta olmak üzere dünyanın en önemli, en dinamik ve en çok yayılan dini olma özelliğini koruyor. Bütün gelişmişliğine rağmen manevi buhranlar yaşayan Batı insanı huzuru giderek daha da artan oranda İslam’da buluyor. Son dönemde İslamiyet her vesileyle tartışma gündemine geliyor. Kur’an-ı Kerim ve İslam’ın Peygamberi Hz. Muhammed’le (sas) ilgili kitaplar en çok satanlar listesinin başını çekiyor. Hayatı sorgulayan ve niçin var olduğunun mantıklı izahını arayan yüz binlerce insan sorularının cevabını İslam’da bularak Müslüman oluyor. Çoğu iyi bir eğitimden geçmiş bu insanlar Batı Avrupa başta olmak üzere, Rusya, güney ve kuzey Amerika’da ve Afrika ülkelerinde İslam’ı seçiyor. İslamiyet, medya ağıyla kötü gösterilmeye çalışılsa, bin yıllık iftiralar çekinmeden yeniden dile getirilse de İslamiyet’in temiz yüzü, okuyan ve araştıran Avrupalıların gayretleriyle bir anda ortaya çıkıveriyor. Yeni Müslüman olmuş Avrupalılara Efendimiz’le (sas) ilgili eski ve yeni kanaatlerini sorduk. Yine Hz. Meryem (r.anha) ve Hz. İsa (as) ile ilgili kanaatlerinde Müslüman olduktan sonra ne gibi bir değişme olduğunu merak ettik. Çocukluklarından beri kendilerine empoze edilenle, daha sonraki tecrübeleri ne gibi bir sonuç ortaya koymuştu? İlk Olarak Danimarka’dan: “Sonsuz Nur”la Efendim’i buldum
“Tabii ki ilk duyduğumda çok üzüldüm, bir Müslüman olarak incindim. Müslümanların en fazla değer verdiği, hayatını örnek almaya çalıştığı Peygamberimiz Hz. Muhammed’i (sas) böyle tasvir etmeleri bir Danimarkalı olarak beni de üzdü. Merak edip bakmadım da. Maalesef O (sas) ve İslam buralarda çok az ve yanlış biliniyor. Bir de kasıtlı yaklaşımlar işin içine girince!” Rebecca Hanım, “Hz. Muhammed’in (sas) resimlerle tasvirinin yapılmaması gerektiğini bilmeli böyle bir şey yapmamalıydılar. ‘Kutsallara saygı’ açısından bu çok yanlış oldu.” diyor ve ekliyor: “Çoğu Danimarkalı da işin aslını öğrendiğinde yapanları kınadı; ama basında pek yer bulamadı.”
“Samimiyetle şunu söylemek isterim ki, Hz. İsa ve Hz. Meryem’i de Müslüman olduktan sonra daha çok tanıdım diyebilirim. Bizim kuzey ülkelerinde insanlar pek dindar sayılmazlar. Din, bazı özel günlerde kültürel etkinliklerle yaşanan bir hadise gibi. Bu yüzdendir ki Hz. İsa ve Hz. Meryem hakkındaki bilgiler de hep yüzeysel kalıyor. İşin açıkçası; onların İslam’da teferruatıyla anlatıldığını görünce ilk başta çok şaşırdım. Şimdi bakıyorum da; Hz. İsa’nın ve Hz. Meryem’in İslam’daki duruşları ne kadar yerli yerinde, ne kadar güzel ve huzur verici!” :(Not: Görüşmelerde tercüme konusundaki katkılarından dolayı Hülya Kerpeten ve Ömer Sevgikuranlar’a teşekkür ediyoruz.)
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|




Rebecca Köktürk; 23 yaşında, üniversite öğrencisi, evli ve bir çocuk annesi. 4 yıl önce Müslüman oldu. Eşi Türk ve eğitim alanında çalışıyor. Kopenhag’ta oturuyorlar. Danimarkalı bir Müslüman olarak, yaşananlar konusundaki duygu ve düşüncelerini merak ediyoruz:
