| Yahudi Şairlerin öldürülmesi ve Diyalog |
|
|
| Yazar Dr. Emin Şimşek | |
|
SORU : Efendimiz’e (S.A.V) hakaret içeren şiirler yazan yahudi şairlerin , harb esnasında olunmamasına rağmen öldürülmeleri ,günümüzde yapılan Diyalog Hizmetlerinin yanlışlığına bir delil teşkil etmezmi ?
Efendimiz’in (SAV) Medine’ye Hicret ettikten sonra İslam’la alay eden , Müslümanları tahkir edip ve açıktan düşmanlık izhar eden ,Islâm aleyhinde kamuoyu olusturan ve İslamın inkişafına engel teşkil eden bazı Yahudi Şairlerin öldürülmelerini istediği - tasvib ettiği doğrudur. Bunu yargısız bir infaz olarak nitelemek , veya günümüzde İslam adına yapılan birtakım terörvari eylemlere delil getirmek , hadiseleri tam kavrayamamanın ve hangi şartlarda tahakkuk ettiğini bilmemenin bir göstergesidir. Bilindiği üzere ,o günkü koşullarda şairler ve icra ettikleri şiirler/kasideler , günümüzde medya vazifesini icra eden psikolojik birer muhabere vasıtaları idi. Buna isnaden Efendimiz (SAV) “ok kadar tesirli” dediği Şairlere önem vermiş ve Müslümanların Şairliğine Hassan bin Sabit (R.A.) , Abdullah b. Revaha(R.A.) ve Ka'b b. Malik (R.A.)i tayin etmişti. Soru ile ilgili olan Yahudi şairleri kısaca tahlil edip , Efendimiz (SAV)‘min olaylar hakkındaki görüşlerini aktaracağız : 1.Şair : Asma binti MervanKendisine görev verilmiş gibi, işi gücü Islâm aleyhinde haber üretmek, şiirlerinde Islâm düşmanlığını, Peygamber düşmanlığını islemek olan bu şaire kadın , Beni Hatm kabilesinden idi. Aynı kabileden fakat İslam ile şereflenmiş Umeyr b. Adi b. Hareşe (R.A.) adında gözleri ama bir Sahabi , onun vücudunu ortadan kaldırmayı nezretmişti. Resulullah’ın ordusu Bedir’den döndükten sonra, Ramazan-ı Şerif’in yirmibeşinci gecesi o kadını evinde öldürdü.. Sabah namazını Rasul-ü Ekrem ile birlikte kıldı. Rasulullah onu görünce “Ya Umeyr Mervan’ın kızını mı öldürdün ?” diye sordu. O da “Evet ya Rasulullah, acaba hata mı ettim?” dedi. Rasulullah (SAV) “Onun kanı hederdir” buyurdu. (Ibn Sa'd, Tabakat, II, 27 ; Mahmud Esad- İslam Tarihi ( Tarih-i Din-i İslam ) Sayfa – 550 ) 2.Şair : Ebu AfekBu Şekilde Islâm'a ve Hz.Peygamber’e saldıran yahudi şairlerden bir diğeri Ebû Afek adında 100 yaşlarında bir fitneciydi. Sâlim b.Umeyr (R.A.) adındaki Sahabi de bu Islâm düsmanı yahudi Şairi öldürmüş ve fesat saçan birisi daha azalmıştı (Teferruat için bkz. Ihsan Süreyya Sirma, Hz. Peygamber s.a.s'in öldürttügü sairler, Yeni Devir Gazetesi,Istanbul 8 Mayis, 1982; Mahmud Esad- İslam Tarihi ( Tarih-i Din-i İslam) Sayfa – 551) 3.Şair : Ka'b ibnu'l-EşrefIslâm düsmanlığında en ileri gidenlerden birisi de, yahudi Şair Ka'b ibnu'l-Esrefdi. Özellikle Bedir savasinin zaferinden sonra hırçınlasan ibnu'l-Esref, Islâm'a her türlü hakareti yapmaya basladi. Bedir Zaferi karşısında söyle söyleniyordu yahudi gazeteci: "Bugün yerin altı üstünden yeğdir!"Islam düsmanlığını Şiirlerine yansıtmaya devam eden ibnu'l-Esref o kadar ileri gitti ki, Hz.Peygamber (SAV) Allah'a söyle dua etti: "Ya Rabbi, beni Ka'b ibnu'l-Esrefden ve onun zararlı şiirlerinden kurtar." Bundan sonra da, Sahabelerden Muhammed b.Mesleme'ye (R.A.) emrederek bu müfsidi öldürttü ve Müslümanlar onun şerrinden kurtulmuş oldular. ( Vâkıdî, Megâzî, c.1, s. 175, İbn Sa'd, Tabakât, c. 2, s. 28, İbn Seyyid, Uyûnu'l-eser, c. 1, s. 293. Tahlil : Ka’b bin Eşref’in öldürülmesi sonrasında yaşananlar , bu hadiselerinin neye göre yapıldığı hususunu aydınlatmaktadır , şöyleki: Ertesi gün Efendimiz (SAV) şöyle dedi: -Yahudi ricalinden öldürmeye muktedir olduklarınızı öldürünüz. Zira onlar, aramızdaki anlaşmayı çiğnediler...Biraz sonra da yahudiler geldi. Panikte idiler. Bir yahudi: -Adamların bu gece büyüklerimizden Kâ'b bin Eşref'i kaçırıp öldürdüler. Başka bir yahudi: -Hem de sebepsiz yere öldürüldü! Peygamberimiz, şamatacıları susturdu: -Eğer yerinde rahat dursaydı kimse kılına bile dokunmazdı. Ama o öyle yapmadı. Şiirleri ile bizleri çok incitti. Münkirleri üzerimize kışkırttı. Aramızdaki antlaşmayı ihlal etti. İçinizden başkaları da aynı hatayı işlerse, onlara da layık oldukları ceza verilir! Haberiniz olsun!. O suçsuz degil; bizi hicvetti. Islâm ve Müslümanlar aleyhinde şiirler söyledi. Bunu böyle bilin ve bir daha Islâm aleyhinde söylemeyin!" (Vâkıdî, Megâzî, I, 192) Görüldüğü üzere ilgili antlaşmanın ihlali sonucu Şairler öldürülmüştü. Bahse konu antlaşma , Peygamber Efendimizin Medine’ye hicretinin daha ilk yılında gerçekleştirdiği, şehirdeki gruplarla ortak bir savunma anlaşması olan ve tarihe Medine Vesikası veya Medine Anlaşması olarak geçen antlaşmadır. Bu anlaşma, şehri, içinde yaşayan gruplardan oluşacak ortak bir güçle savunmayı âmir bulunmakta, sadece Müslümanların değil, İslâm’ı kabul etmemiş Arapların ve Yahudilerin de haklarını güvence altına almaktadır. Anlaşmaya katılan gruplar, anlaşma metnine kendi ırk, din ve kültürleriyle, yani kendi kimlikleriyle imza koymuşlar, herhangi bir zorlama ile de karşılaşmamışlardır. Aynı şekilde , antlaşma kapsamında , her Grub diğer grublara karşı saygılı olmayı , onları kabilelerinden veya dinlerinden dolayı rencide etmememeyi tahhüt etmişlerdi. (Prof Dr.Muhammed Hamidullah / Islam Peygamberi / Irfan Yay. Ist.1991; İbn Kesir, 3:224-226). İlgili Antlaşmanın 25.maddesinde , haksızlık veya cürüm işleyen kişilerin kendilerinin sorumluluğu üstlendikleri belirtilirken , 42.maddesinde münazaa (düşmanlık ve husumet yoluyla girilen münakaşa) veya öldürme vakalarının cezalandırma merci olarak Efendimiz (SAV) kabul edilmektedir.İşte bu antlaşma maddeleri çerçevesinde Efendimiz (SAV) İslama açıktan münazaa eden Yahudi Şairleri antlaşmaya sadık kalmadıklarından ötürü cezalandırmıştır. Yoksa , bu ne yargısız bir infazdır , nede her İslam düşmanını keyfe keder öldürmeye bir ruhsattır. Dolaysıyla , bunu Diyaloğa karşı bir delil olarak zikretmek , konuya vukufiyetsizliğin ve analiz kıtlığının bir göstergesidir. Bu hadiselere ilave olarak, savaş haricinde öldürülen 2 vaka vardır. Bunlar , Mekke döneminde öz babaları İslamı tahkir ettiklerinden , Allah ve Resulune açıktan düşmanlık izhar ettiklerinden ötürü , henüz yeni Müslüman olmuş iki Sahabeden birtanesi bizzat kendisi , diğeride bir adam tutarak öz babalarını öldürtmüşlerdi Hadise Efendimiz (SAV) ‘me intikal ettiğinde , Efendimiz(SAV) konuyu tasvib etmemiş , üzülmüş ve yanlışlığına dikkat çekmiştir. Netice olarak görmekteyiz ki ;İslam her zaman insanları kazanma , onları iman ile müşerref kılmayı vaz etmiş , bu çerçevede hareket etmeyi öğütlemiştir. Bunun tesis içinde Diyalog şarttır. Evet , masum bir insanı öldürmek tüm insanları öldürmek kadar büyük bir günahtır : |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|




