|
||
| Ahirzamanda Hz.İbrahim'in(AS) dinine mazhar bir hareket: Risale-i Nur |
|
|
| Yazar Dr. Emin Şimşek | |
|
Soru : Kur’an-ı Kerim , Efendimiz (SAV) ‘min Ehl-i Kitaba karşı bir söz beyan ederken” İbrahim’in (AS) Dinine iletildiğini” söylemesinin istenmesindeki hikmet nedir ? Bu yaklaşımın günümüze bakan yönü varmıdır? Kur’an-ı Kerim , Peygamber Efendimiz‘in (SAV) Ehl-i Kitab’a karşı hitab ederken şu uslubu kullanmasını tavsiye etmektedir: -Ya Muhammed(SAV) - De ki:“Şüphesiz Rabbim beni doğru bir yola, dosdoğru bir dine, Hakk’a yönelen İbrahim’in dinine iletti. O, Allah’a ortak koşanlardan değildi.” (En’am, 161) -Ya Muhammed(SAV) - De ki: “Allah doğru söylemiştir. Öyle ise hakka yönelen İbrahim’in dinine uyun. O, Allah’a ortak koşanlardan değildi.” (Ali İmran,95 ) -Ya Muhammed (SAV) - De ki: “Hayır, hakka yönelen İbrahim’in dinine uyarız. O, Allah’a ortak koşanlardan değildi.” (Bakara:135) Ayet-i Kerimelerde geçen ve “İbrahim’in (AS) dinine” yapılan vurgu , elbette önem arz etmektedir. Tefsir Kitablarının ittifaken beyan ettikleri üzere , İbrahim(AS) ‘mın Dini ile kast edilen mana “Hanif Din” yani “Tevhid esaslı” dindir. Efendimiz (SAV) bir Hadis-i Şeriflerinde buyurduğu üzere : “Peyamberler anneleri ayrı, babaları bir kardeştirler, dinleri de birdir.”(1) Madem , Hz.Adem’den (AS) Peygamber Efendimiz ‘e (SAV) kadar ki tüm Peygamberlerin dinleri birdir , ve Tevhid esaslıdır , o halde hangi hikmete binaen Hz.İbrahim (AS) ‘mın dinine bir vurgu yapılmıştır ? Konuya Risale-i Nurlardan cevab aramaya çalışalım :Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri , İbrahim(AS) ‘mın dini ve meşrebi ile Risale-i Nurları 4 yerde irtibatlandırdığına şahit olmaktayız : 1-) -'Siz Allah’a ortak koşmaktan korkmazken, ben mi sizin ortak koştuklarınızdan korkacağım? ' (En’âm Sûresi, 6:81.) diyen ve Kur’ân’ın takdirine mazhar olan Hazret-i İbrahim’in (A.S.) ittibâına mükellef olduğumuza işaret eden -İbrahim’in İslâm dini- sırrına mazhar olduğumuzu bilmeliyiz. (2) Risale-i Nur Şakirtlerinin, Hazret-i İbrahim’a (a.s.) ittibâına mükellef olduğunu ve “İbrahim’in İslâm dini” sırrına mazhar olduğundan bahsederek, Risale-i Nur Hizmetlerinin Hz.İbrahim’in (AS) metodu ekseninde Hizmet edileceğine vurgu yapmıştır.2-) "Hem madem Risale-i Nur’un mesleği hıllettir. Ve Urfa ise, İbrahim Halilullah’ın bir menzilidir. İnşaallah hıllet-i İbrahimiye parlayacaktır.” (3) diyerek, Ahirzamanda Hz.İbrahim (AS) mın Hillet (dostluk) meşrebinin esas tutulacağına işaret etmiştir. 4-) “De ki:“Şüphesiz Rabbim beni doğru bir yola, dosdoğru bir dine, Hakk’a yönelen İbrahim’in dinine iletti. O, Allah’a ortak koşanlardan değildi “(En’am, 161) Şu âyet-i meşhure küllî mânâsının bu asırda muvafık ve münasip bir ferdi Risaletü’n-Nur olduğu gibi…..(6) Bahse konu Ayetin , Külli manasının ebced hesabı ile Ahirzamanda Risale-i Nur’a işaret ettiğinden bahsetmiştir. SONUÇ :Görüleceği üzere , Ehl-i Kitab’a İslamı Davet edecek olan müminlerin izleyecekleri uslub ve metod yönteminde , Ehl-i Kitabın da kabul ettiği ve biz Müslümanlarla ortak bir Peygamber olan Hz.İbrahim (AS) ‘mın , mutlak surette öne çıkarılmasının büyük faydalar tesis edeceği ortaya çıkmaktadır. Ehl-i Kitabla yapılacak bu Diyaloglarda ;” Gelin , madem Hz.İbrahim (AS) sizinde bizimde kabul ettiğimiz bir Peygamberdir , o zaman Onun Hanif Dini yani Tevhid esaslı Dini üzerinde birleşelim , o Allah’a şirk koşmuyor , Oğul isnadında bulunmuyordu “ şeklinde düşünmelerini sağlamalıyız. Onları bu çerçevede tefekküre sevk etmeli Tevhid’in gerekliliğine inandırmalı ve bunu yaparken aynı Hz.İbrahim (AS) gibi “düşmanlığı” değil “Şefkati” , “Hoşgörüyü” ve “Diyaloğu” öne çıkarmalıyız. Bu zemini hazırlarken değişik Konferanslar , Sempozyumlar tertip etmeliyiz. Hz.İbrahim (AS) mın Hıllet ve Dostluk mesleğini esas tutmalı , İslam’ı temsil etmeden Kalblerde Ruh-i Revani Muhammediyi sevdiremiyeceğimizi görmeliyiz. Demek ki, Ehl-i Kitab’a karşı Hz.İbrahim (AS) ‘ma ve Dinine vurguda ki pek çok hikmetlerinden birtanesi budur. Günümüze bakan yönünü ile Risale-i Nurlar da tafsil edildiği üzere, Ehl-i Kitab ile Diyalog yapanlar bu metodu esas tutmaları hasebi ile Takdire Şayan bir Hizmet yapmaktadırlar. (1) Buhari, Enbiya 44; Müslim, Fezail 145, (2366); Ebu Davud, Sünnet 14, (4675) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|





