Diyalog faaliyetlerinde "Benim Dinim Hak Dindir denmiyecektir" ifadesi tebliğe engel değilmidir ? Yazdır E-posta
Yazar Dr. Emin Şimşek   
SORU : Prof.Dr.Mehmet Aydının: “ Diyalog yaparken benim dinim hak dindir peygamberim son peygamberdir, sizin dininiz bozulmuştur ,demeyeceksiniz” ifadesi ile Tebliğ bir nevi engellenmiş olmuyormu ?

Diyalog , biz İslami tarafın , İslamı seviyeli ve doğru temsil ederek “ötekilere” lisan-ı hal ile göstermemiz demektir. Bu konuda detaylı açıklamaları yaptığımızdan oraya havale ediyorum.(1) Şimdi elbette Dini bir Diyaloğun içinde olanların , “öteki” leri Küfür ile veya ebedi cehennemlikle veya batıl yol ile itham etmek yerine , sadece kendi doğrusunu göstermeleri esas olmalıdır , nitekim Diyalog zemini bunu gerektirmektedir.

 
Kur’anın Ehl-i Kitaba hitabındaki ifadesi ile “'Bize indirilene de, size indirilene de iman ettik.
Bizim ilâhımız da, sizin ilâhınız da birdir ve biz O'na teslim olmuşuzdur.'  (2) ortak
paydalarını öne çıkararak Medeniyetler Barışına katkı sağlamak olmalıdır. Evet İslama en
büyük Hizmet Barış ortamında gerçekleşir .
 
Bu zaviyeden , Diyalog doğrudan bir tebliğ yönteminden ziyade , temsil noktasında , dolaylı
fakat daha kalıcı bir tebliğ imkanı sağlamaktadır. Hem İslamı sevdirmek isteyeceksiniz ,
hemde muhatabınızı ;doğru bile olsa; Küfür ile ebedi cehennemlikle itham edeceksiniz.
Bediüzzaman Hazretlerinin “Her doğruyu heryerde söylemek doğru değildir” fehvasınca bu
yanlış olur. Elbette muhatabınız size sorar ve İslam’a göre kendi durumları hakkında bilgi
istenirse o başkadır. O zaman kendi peygamberlerine iman etmelerine ilaveten Efendimiz
(SAV) ‘ me iman edilmesi noktası izah ve ikna edilir nitekimde edilmektedir.
 
Fethullah Gülen Hocaefendi’nin 1990’lı yılların başında İnancın Gölgesinde isimli eserinde
yazmış olduğu “Tevrat ve İncil Peygamberimizin Nübüvvetine Delildir “ yazısında ,
günümüz Tevrat ve İncilinde onca tahrife rağmen yinede Efendimiz (SAV) ‘me işaretlerin
olduğunu ispatlamaktadır. Bunu ispatlamak , Diyalog faaliyetlerinde bu Hakikatı uluorta dile
getirmenizi gerektirmez , çünkü bazen zamansız çıkışlar elinizdeki elmas kıymetindeki
Hakikatleri , cam parçaları hükmüne indirgemektedir. O açıdan , şayet ileride bu konular bir
taleb olarak gündeme gelirse ozaman elbette bu ve benzeri tüm Hakikatler uslubuna uygun
sarih bir şekilde dile getirilir.
 
Unutmayalım ki ; Diyalog faaliyetlerine katılan Ehl-i Kitab ruhanileri , Diyalog öncesi semavi
bir din olarak bile kabul etmedikleri İslamı ve Peygamberimizi (SAV) , bugün semavi bir din
nazarı ile bakmaları bile Diyaloğun ve  Diyalogta uygulanan yöntemin haklılığını ispatlamaktadır. 
Gönül arzu ediyor ki ; Diyalog faaliyetlerinin yöntemini eleştirenlerin , bu konuda daha güzelini 
yapıp örnek olmalarıdır….



 
(1) http://www.gencadam.net/content/view/98/57/

 

(2) Ankebut,46

 

 
< Önceki   Sonraki >