Işığı daima yanan evlerden biridir o. Günün hangi saatinde olursa olsun, sığınanları bağrına basan, açları doyuran, yüreği acıyanları sarıp sarmalayan ve kutlu sakinlerinin en içli iniltilerine sır arkadaşlığı yapan sımsıcak bir yuva. Batının batısında, doğunun bütün motiflerinin mümessili bir Anadolu ocağı. İşte o evdedir Asrın Garibi, o evin bir odasında. O ev okyanusun ötesinde ama onun odası vallahi Erzurum’da, billahi Edirne’de, tallahi İzmir’de. O ev Amerika’da ama o oda Türkiye’de; o odanın sâkini kalben, hayâlen ve rûhen dünyanın her bucağında, bütün kalbi kırıkların yanında. Çağın Ebu Cehilleri kendilerine göre bir “yeni dünya” hayatı tahayyül etseler de, o ilk kez “Vira bismillah” dediği zamanki sadelik ve duruluğunda. Bazılarını buna inandırmak ve onların boğuldukları derin suları ayağı ıslanmadan geçenlerin de var olduğunu kendilerine anlatmak ne kadar da zor! Var mı ki, böyle bir vazifemiz?! Fakat, gönül istiyor ki, su-i zanlara ve iftiralara girmesin hiçbir mü’min kardeşimiz...

 

 
Bediüzzaman’a göre Hıristiyanlıkta beklenen tasaffi (aslına dönme) hareketi nasıl olacaktır? Yazdır E-posta
Yazar Dr. Emin Şimşek   

SORU : Bediüzzaman’a göre Hıristiyanlıkta beklenen tasaffi (aslına dönme) hareketi nasıl olacaktır ?

                                       

Hıristiyanlığın Protestanlaşma sonrası manevi bir arayış neticesinde tevhide gireceğini belirten Bediüzzaman Hazretleri bu süreci , Hz.İsa (AS) ‘mın Efendimiz (SAV) ‘ e ümmet olacağına işaret eden Hadis-i Şerifin bir işareti olarak tefsir etmektedir :

“Nasrâniyet ya intifâ, ya ıstıfâ bulacak. İslâma karşı teslim olup terk-i silâh edecek. Mükerreren yırtıldı, Purutluğa tâ geldi. Purutlukta görmedi ona salâh verecek. Perde yine yırtıldı, mutlak dalâle düştü. Bir kısmı lâkin bâzı yakınlaştı tevhide; onda felâh görecek. Sönmezse, safvet bulup İslâma mal olacak. Bu bir sırr-ı azîmdir. Ona remz ve işaret: Fahr-i Rüsûl demiştir: "İsâ, Şer’im ile amel edip ümmetimden olacak." (1) demektedir.

Hıristiyanlıkta Tevhid sürecinin başlaması için , bir geçiş sürecini andıran bu “yeni din” , Teslis Hıristiyanlığı ile İslam Dini arasında yer alacak “Tevhid esaslı bir Hıristiyanlığı” anımsatmaktadır :

Meselâ, "(Deccal) O kadar kuvvetlidir ve devam eder; yalnız Hazret-i İsa (a.s.) onu öldürebilir, başka çare olamaz" (2) rivayet edilmiş. Yani, onun (Deccalın) mesleğini ve yırtıcı rejimini bozacak, öldürecek, ancak semâvî ve ulvî hâlis bir din İsevîlerde zuhur edecek ve hakikat-i Kur’âniyeye iktida ve ittihad eden bu İsevî dinidir ki, Hazret-i İsa Aleyhisselâmın nüzulüyle o dinsiz meslek mahvolur, ölür (Şualar, Sayfa 501)

Demek , Hıristiyanlarda bir semavi ve ulvi bir din zuhur ederek , yani Hıristiyanlık aslına rucu ederek Tevhidi kendine rehber edinecek , ve bu süreçte İslam ile ittifak edip Dinsizlik cereyanına (Deccaliyete)  karşı birlikte mücadele edecekler :

“İşte böyle bir sırada, o cereyan (Deccal) pek kuvvetli göründüğü bir zamanda, Hazret-i İsâ Aleyhisselâmın şahsiyet-i mâneviyesinden ibaret olan hakikî İsevîlik dini zuhur edecek, yani rahmet-i İlâhiyenin semâsından nüzul edecek, halihazır Hıristiyanlık dini o hakikate karşı tasaffi edecek, hurafattan ve tahrifattan sıyrılacak, hakaik-i İslâmiye ile birleşecek, mânen Hıristiyanlık bir nevi İslâmiyete inkılâp edecektir. Ve Kur’ân’a iktida ederek, o İsevîlik şahs-ı mânevîsi tâbi ve İslâmiyet metbû makamında kalacak, din-i hak bu iltihak neticesinde azîm bir kuvvet bulacaktır. Dinsizlik cereyanına karşı ayrı ayrı iken mağlûp olan İsevîlik ve İslâmiyet, ittihad neticesinde dinsizlik cereyanına galebe edip dağıtacak…..”, (3)

Diyebilirizki Bediüzzaman Hazretlerine göre ; Ahirzamanda Deccaliyetin (dinsizliğin) sonunun gelmesi ve dünyaya İslam’ın son bir kez daha hüküm sürmesi için Tevhid esaslı Hıristiyanlığın İslam ile ittihad etmesi gerekmektedir. O halde öncelikle Hıristiyanlığın Tevhidi kendisine rehber edinmesi için biz müminlerin İslamı Temsil noktasında Diyalog faaliyetlerini hem artırmalı  hemde hızlandırmalıyız. (Allahualem bissevab)

(1) Sözler, Sayfa 644

(2) Tirmizi, Fiten: 62; Ebû Dâvud, Melâhim: 14; Müsned, 3:420, 4:226; el-Hâkim, el-Müstedrek, 4:529-530.

(3) Mektubat ,Sayfa: 60

 

 
< Önceki   Sonraki >

Sözler

“Zulmedenleri hariç, ehl-i kitap ile en güzel olan şeklin dışında bir tarzda mücadele etmeyin ve onlara şöyle deyin: “Biz, hem bize indirilen kitaba, hem size indirilen kitaba iman ettik. Bizim İlah’ımız da sizin İlah’ınız da bir ve aynı İlah’tır ve biz O’na gönülden teslim olduk.” (Ankebut, 46)
 
Advertisement

Gençadam Bülteni




İstatistikler

Ziyaretçiler: 3068153
Şuanda 1 misafir bağlı