Işığı daima yanan evlerden biridir o. Günün hangi saatinde olursa olsun, sığınanları bağrına basan, açları doyuran, yüreği acıyanları sarıp sarmalayan ve kutlu sakinlerinin en içli iniltilerine sır arkadaşlığı yapan sımsıcak bir yuva. Batının batısında, doğunun bütün motiflerinin mümessili bir Anadolu ocağı. İşte o evdedir Asrın Garibi, o evin bir odasında. O ev okyanusun ötesinde ama onun odası vallahi Erzurum’da, billahi Edirne’de, tallahi İzmir’de. O ev Amerika’da ama o oda Türkiye’de; o odanın sâkini kalben, hayâlen ve rûhen dünyanın her bucağında, bütün kalbi kırıkların yanında. Çağın Ebu Cehilleri kendilerine göre bir “yeni dünya” hayatı tahayyül etseler de, o ilk kez “Vira bismillah” dediği zamanki sadelik ve duruluğunda. Bazılarını buna inandırmak ve onların boğuldukları derin suları ayağı ıslanmadan geçenlerin de var olduğunu kendilerine anlatmak ne kadar da zor! Var mı ki, böyle bir vazifemiz?! Fakat, gönül istiyor ki, su-i zanlara ve iftiralara girmesin hiçbir mü’min kardeşimiz...

 

 
Vatikan'ın amacı Hıristiyanlaştırmak...! Yazdır E-posta
Yazar Dr. Emin Şimşek   

SORU : Vatikan kaynaklarına göre , Dinlerarası Diyalog faaliyetlerindeki amaçları, diğer dinlerin mensublarını “Hıristiyanlaştırmak “ olarak anlatıldığı görülmektedir. Amaç noktasında bu Diyaloğun zararları olamazmı ?

Diyaloğun tüm taraflarının bu ve benzeri tarz amaçları olabilir ,hatta bu belkide Fıtratın gereğidir de diyebiliriz.

Diyaloğun İslami tarafı diğer din mensublarına İslamı en azından sevdirmeya çalışmayı amaç edinmesi nekadar doğal ise , Diyaloğun Hıristiyan tarafınında bu tür bir beklentisinin olmasıda doğal karşılanmalıdır. Diğer yandan , Diyaloğun  asıl amacının kendi Dini inançlarımızın empose edilmesinden ziyade , İslam’ın doğru tanıtılması , doğru anlatılması ve en önemlisi doğru temsil edilmesi olmalıdır. Doğru temsil , İslam’ı Kalblerde sevdirme adına en etkili yol olmaktadır. Ayrıca Diyaloğun tesisi ile Dünya’da Barışın hakim olması sağlanırsa , dünyadaki Müslümanların mağduriyet ve mazlumiyetide inşallah giderilmiş olacaktır. 50 yılı aşkın bir süredir , Diyalog dışındaki hangi çözüm önerileri Müslüman kardeşlerimizin gözyaşlarını dindirmeye yetmiştir de, bugün Diyalog faaliyetleri eleştirilmektedir ? Peki eleştirenlerin çözüm önerileri varmıdır yoksa tenbelliğin bir alameti olan çözümsüz eleştirilere mi sığınmaktadırlar ?

Vatikan’ın Diyalog adı altında Müslümanları Hıristiyanlaştıracaklarını Kaynakları ile dile getirip eleştirenleri ya Tahkiki İmanları zayıf ve kendilerine güvenleri yok , ya da bu eleştirilerinde samimi değiller. Hangi seçenek olursa olsun , kendi inandıkları Dinin doğru tanıtılmasını engellediklerinden ve dünya Müslümanlarının mazlumiyetinin giderilmesine gölge düşürmeye çalıştırdıklarından dolayı vebal ve mesuliyet girdabında dolaşmaktadırlar…

Samimi bir Diyalog karşıtı şundan fazlasını dillendiremez : “ Evet , İslâm’ın diğer dinlerle karşılaşması ve bu dinlerle karşılaştırılması İslâm’a zarar vermez. Önemli olan, diyaloga katılan Müslümanların İlim ve zühd durumlarıdır. Diyaloğa katılacak olan Müslümanlar, muhataplarının dinlerini ve kültürlerini  gerçek kaynaklarından öğrenmeli ve diyalogğ her bakımdan hazır olmalıdırlar. Ayrıca muhataplarının diyalog amaçlarını da gözönünde bulundurarak tedbiri elden bırakmamalılar...”

Bu yapıcı ve samimi öneri karşısında  bizler ancak teşekkürü bir borç biliriz...

 
< Önceki   Sonraki >

Sözler

Allah, sizinle din uğrunda savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayanlara iyilik yapmanızı ve onlara adil davranmanızı yasaklamaz. Allah, yalnız sizinle din uğrunda savaşanları, sizi yurtlarınızdan çıkaranları ve çıkarılmanız için onlara yardım edenleri dost edinmenizi yasaklar. Kim onlarla dost olursa işte zalimler onlardır. (Müntehine, 8-9)

 
Advertisement

Gençadam Bülteni




İstatistikler

Ziyaretçiler: 3184811