Işığı daima yanan evlerden biridir o. Günün hangi saatinde olursa olsun, sığınanları bağrına basan, açları doyuran, yüreği acıyanları sarıp sarmalayan ve kutlu sakinlerinin en içli iniltilerine sır arkadaşlığı yapan sımsıcak bir yuva. Batının batısında, doğunun bütün motiflerinin mümessili bir Anadolu ocağı. İşte o evdedir Asrın Garibi, o evin bir odasında. O ev okyanusun ötesinde ama onun odası vallahi Erzurum’da, billahi Edirne’de, tallahi İzmir’de. O ev Amerika’da ama o oda Türkiye’de; o odanın sâkini kalben, hayâlen ve rûhen dünyanın her bucağında, bütün kalbi kırıkların yanında. Çağın Ebu Cehilleri kendilerine göre bir “yeni dünya” hayatı tahayyül etseler de, o ilk kez “Vira bismillah” dediği zamanki sadelik ve duruluğunda. Bazılarını buna inandırmak ve onların boğuldukları derin suları ayağı ıslanmadan geçenlerin de var olduğunu kendilerine anlatmak ne kadar da zor! Var mı ki, böyle bir vazifemiz?! Fakat, gönül istiyor ki, su-i zanlara ve iftiralara girmesin hiçbir mü’min kardeşimiz...

 

 
"Allah’ın indirdikleri ile hükmetmeyenler" (Maide :44,45,47)ifadesi nasıl anlaşılmalıdır ? Yazdır E-posta
Yazar Dr. Emin Şimşek   

                                               

SORU : Kur’an-ı Kerimde “Allah’ın indirdikleri ile hükmetmeyenler “ için kullanılan “kafirlerdir” , “ zalimlerdir” , “fasıklardır” (Maide suresi :44-45-47) ifadelerini nasıl anlamalıyız ?

Bediüzzaman Hazretleri bahse konu Ayetleri Tefsir ederken “mellemyahkum” – hükmetmeyenler- ifadesinin “mellemyusaddık” -tasdik etmeyenler- şeklinde anlaşılması gerektiğini ifade buyurmaktadır. (1)

Elmalı Hamdi Yazır ‘da olaya benzer bir yaklaşım sergiler :” Çünkü her kim Allah'ın indirdiği kitap ile hükmetmez, onun hakimiyetini tanımazsa, işte bunlar o kâfirlerdir” diyerek , Allah’ın hükümdarlığını tanımamaya vurgu yapmaktadır. (2) Tefsirinin devamında :” Küfürleri, ilâhî hükmü inkâr etmelerinden veya hakir görmelerinden; zulümleri, ölçüsü hak olan ilâhî hükmü atıp, başka hükümler ile hükmettiklerinden; fasıklıkları da hak hükümden çıktıklarından dolayıdır. Şu halde ya bu üç vasfın hepsi birliktedir veya her biri hükümden çekinmeye ilave olan bir hâle göre bağımsız sıfatlardandır.”(3) demektedir.

Netice olarak diyebiliriz ki ; İman’da esas olan Allah’ın (C.C.) emir ve hükümlerini Kalben ve Lisanen “Tasdik“ tir. Amel diyeceğimiz hükümlerin uygulamalar ise , İmanı tahkikleştiren ve Allah’ın Rızasına vesile olan önemli bir rehberdir.

Evet, Allah’ın indirdiği Ahkam ve Nas’ları tasdik etmeyenler “kafirlerdir” , “zalimlerdir” , “fasıklardır”. Tasdik ettiği halde , elinde olmayan nedenlerle uygulama kısıtlılığı yaşanan hükümlerde iman açısından bir mesuliyet söz konusu değildir.

(1) Münazarat, Sayfa 124

(2) Elmalı Hamdi , maide 44

(3) Elmalı Hamdi , maide 47

 
< Önceki   Sonraki >

Sözler

Allah, sizinle din uğrunda savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayanlara iyilik yapmanızı ve onlara adil davranmanızı yasaklamaz. Allah, yalnız sizinle din uğrunda savaşanları, sizi yurtlarınızdan çıkaranları ve çıkarılmanız için onlara yardım edenleri dost edinmenizi yasaklar. Kim onlarla dost olursa işte zalimler onlardır. (Müntehine, 8-9)

 
Advertisement

Gençadam Bülteni




İstatistikler

Ziyaretçiler: 3000911
Şuanda 7 misafir bağlı