SORU : Risale-i Nurlarda geçen “Zulüm, başına adalet külâhını geçirmiş. Hıyanet, hamiyet libasını giymiş. Cihada, bağy ismi takılmış. Esarete hürriyet namı verilmiş. Ezdad, suretlerini mübadele etmişler.” (Mektubat ,Sy.456) ifadesinde Cihad’a bağy (terör ) deneceği belirtilmiştir. Bunun günümüze bakan yönü varmıdır ?
1920-21 yıllarında telif edilen Hakikat Çekirdeklerinde geçen , Cihad’a “terör” denmesi hususu , geçmişte olduğu gibi günümüzede bakan yönleri vardır. Yeter ki , anlam kargaşası içinde Hakikat yanlış tekellüfler altında boğulmasın ve Cihad ile terör eylemlerini birbiri ile karıştırmayalım ve” demek Cihad’a terör eylemleri denebilirmiş vede bugün bu yapılıyor , demek yapılan saldırılar doğruymuş” şeklinde bir yanılgıya düşülmesin. Çünkü , burada anlatılan Hakikat ile bir önceki varsayımın uzaktan yakından bir ilgisi yoktur : Cihad’ın bir yönü olan “mukatele” dediğimiz maddi cihadın , İslam’i usul ve perspektifinde yapılmış olması nokta-yı nazarı edilmelidir. Çeçenistan’a saldıran bir ülkenin (Rusya) saldırısına mukabil İslam’ın vaz ettiği cihad ölçüleri , Çeçenistan’a saldıran ülkeye karşı bir karşı taarruz yapmaktır, yoksa o ülkeye kızıp , başka bir ülkeye örneğin İngiltere’ye saldırıp konu ile alakasız masum insanları öldürmek değildir. Veya Filistin’e yapılan saldırılara misilleme olarak “Küfür tek millettir” düşüncesi ile Çin’de bombalama eylemleri yapmak dinen haramdır ve bunun adına cihad denmez. Kaldı ki ,size saldıran düşmanın savaşla ilgisi olmayan çocuk , yaşlı ve kadınları öldürmekte cihad kavramına girmez. Hele hele nüfusu kalabalık bir binaya , içinde kendi dindaşı (Müslüman ) olsun veya olmasın , savaşla ilgisi olmayan masumlarıda öldüremez. Şayet bir müslümanın öldürülme ihtimali varsa , Kur’anın vaz ettiği ölçüler içinde ebedi cehenneme namzet bir günah işlemiş olacaktır. (Nisa :92-93) Üstad’ın bu ifadesine bir örnek olarak , Kıbrıs Harekatını göstermek mümkündür. 1974 Kıbrıs harekatı , Kıbrıstaki vatandaşlarımıza yapılan menfur katliamlara mukabil , Ülkemizin olaya müdahil olarak Adaya Harekat yapmasıdır. Bu harekata o dönemki birtakım medya ve çevreler , “Türkiye katliam yapıyor” şeklinde yansıtmaya çalışmış , ve bu hadiseyi bir Terör harekatı olarak lanse etmişlerdir.
Velhasıl , Dünya’da Cihad ile alakası olmayan bir takım terörvari bobalama eylemlerini “Cihad yapıyoruz ve bizi terör ile eşdeştirmeleri , Bediüzzamanın çok önceleri işaret ettiği işte o cihaddır” demek , hem Kur’anı hemde Sünnetullahı hemde Risale-i Nurları bilmemenin bir ifadesidir. Sözümü Bediüzzamanın konu ile alakalı net ifadeleri ile noktalamış olalım :
“İzzet-i İslamiyedir ki, Îla-i Kelimetullahı îlan ediyor. Ve bu zamanda Îla-i Kelimetullah, maddeten terakkîye mütevakkıf; ve medeniyet-i hakîkiyeye girmekle Îla-i Kelimetullah edilebilir. İzzet-i İslamiyenin îman ile katî verdiği emri, elbette alem-i İslamın şahs-ı manevîsi o katî emri istikbalde tam yerine getireceğine şüphe edilmez. Evet, nasıl ki eski zamanda İslamiyetin terakkîsi düşmanın taassubunu parçalamak ve inadını kırmak ve tecavüzatını defetmek silah ile, kılınç ile olmuş; istikbalde, silah, kılınç yerine, hakîki medeniyet ve maddî terakkî ve hak ve hakkaniyetin manevî kılınçları düşmanları mağlûp edip dağıtacak.” (Tarihçe-i Hayat , Sayfa 83)
Yabancı düşman saldırılarını istisna tutacak olursak , günümüzde Ana Cihad stratejisi Manevi cihetle Medeniyet ve İlmi terakki rehber alınmalıdır. |