Işığı daima yanan evlerden biridir o. Günün hangi saatinde olursa olsun, sığınanları bağrına basan, açları doyuran, yüreği acıyanları sarıp sarmalayan ve kutlu sakinlerinin en içli iniltilerine sır arkadaşlığı yapan sımsıcak bir yuva. Batının batısında, doğunun bütün motiflerinin mümessili bir Anadolu ocağı. İşte o evdedir Asrın Garibi, o evin bir odasında. O ev okyanusun ötesinde ama onun odası vallahi Erzurum’da, billahi Edirne’de, tallahi İzmir’de. O ev Amerika’da ama o oda Türkiye’de; o odanın sâkini kalben, hayâlen ve rûhen dünyanın her bucağında, bütün kalbi kırıkların yanında. Çağın Ebu Cehilleri kendilerine göre bir “yeni dünya” hayatı tahayyül etseler de, o ilk kez “Vira bismillah” dediği zamanki sadelik ve duruluğunda. Bazılarını buna inandırmak ve onların boğuldukları derin suları ayağı ıslanmadan geçenlerin de var olduğunu kendilerine anlatmak ne kadar da zor! Var mı ki, böyle bir vazifemiz?! Fakat, gönül istiyor ki, su-i zanlara ve iftiralara girmesin hiçbir mü’min kardeşimiz...

 

 
Efendimiz(SAV)'min Tebliğ Mektubları ile bugün Papa'ya gönderilen Mektubların içerik farkı nedendir? Yazdır E-posta
Yazar Dr. Emin Şimşek   
SORU : Efendimiz (SAV) 'min gayri müslimlere gönderdiği Tebliğ Davetli mektublar ile Bediüzzaman Hazretlerinin ve Fethullah Gülen Hocaefendinin Papa'ya yazdıkları mektublar arasındaki yaklaşım farkını neye bağlamalıyız ?
EL-Cevab :
Efendimiz (SAV) 'min , gayri müslimlere yazdığı Mektublar , İslamın yeni nazil olduğu bir dönem olması itibari ile doğrudan Tebliğ içerikli mesajlardan oluştuğu doğrudur ! İslam tanınmamaktadır ve bilinmemektedir , dolaysıyla İslam'ın Resulu (SAV) doğrudan tebliğ yöntemi ile İslamı temsil etmekte ve tanıtmaktadır !

Asrımızda ise , başta Fethullah Gülen Hocaefendi ve Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin , yazmış oldukları Mektublara baktığımızda , İslamı aynı Efendimiz (SAV) 'min yaptığı üzere doğrudan Tebliğ etmek yerine , öncelikle Yanlış tanıtılan İslamın , müntesiblerini dilenmeye mahkum eden , barbar ve terörist bir Din olarak algılanan İslam'ın , doğru tanıtılmasına yönelik mesajlar içeren mektublar yazdıklarına şahit olmaktayız !

Mesela , Üstad Bediüzzaman Hazretleri , 1950 yılında
, Zülfikar adlı Risaleyi Vatikan'a Roma'daki Papa'ya (Papa XII. Pius ) gönderdiğinde , yazmış olduğu mektubunda kısaca: "Biz Allah'a inananlar küfre karşı beraberiz.." diyerek (1) , Tevhid esaslı Allah inancına vurgu yapan bir mesaj göndermekle yani ; Ali İmran Suresi 64.cü Ayet-i Kerimedeki :" Ey kitap ehli! Sizinle bizim aramızda ortak olan bir söze geliniz." yaklaşımına uygun bir tarzda, mutlak Küfre karşı Allah'a inanların (hernekadar onlar vasıflarında yanılmış olsalar bile) birlikte hareket  etmelerini beyan etmiş ve ilk defa Diyalog zeminini Ferdi planda başlatan kişi olmuştur .(2)

Benzer bir ifadeyi Fethullah Gülen Hocaefendidede görmek mümkün:

"İslam yanlış anlaşılan bir din olmuştur ve bunda en çok suçlanacak olan Müslümanlardır. Uygun bir yerdeki vakitli bir gayret bu yanlış anlamanın büyük oranda azalmasına katkı sağlayabilir. Müslüman dünyası, İslam'ın asırlarla ölçülen yanlış algılanmasını silip atacak bir diyalog imkanını bağrına basacaktır......Bizler bir araya gelmek suretiyle sözde medeniyetler çatışmasının gerçekleşmesini görmek isteyen yolunu şaşırmış ve şüpheci kimselere karşı dalgakıranlar gibi, isterseniz bariyerler gibi deyin, karşı durabiliriz." (3) diyerek , yine Bediüzzaman Hazretlerinin çizgisinde bir Mektub göndermeyi uygun görmüştür !

Şayet , her iki Hak Dostuda , Efendimiz (SAV) min yaptığı üzere , doğrudan tebliğ içeren bir mesaj göndermiş olsalardı , Muhatablarınca yanlış bilinen/algılanan bir Dine davet edilme şeklinde algılanma riskine binaen ,  öncelikle Diyalog ekseninde , Doğru İslamın Temsil edilerek dolaylı yoldan Tebliğ yöntemini benimsediklerine şahit olmaktayız !

Efendimiz (SAV) ile Günümüz Dünyasındaki Davet içerikli mektubların Niyet noktasında aynı , lakin içerik noktasında farklı olmasının en başlıca nedeni bu olsa gerek ! Madem Ameller Niyetlere göredir , ve Niyetleri sorgulamak sadece Allah'a mahsustur , o zaman bize düşen inşallah bu eksende Din-i Mübin-i İslama Hizmet etmek olmalıdır !

---------------------------------------------------------------
(1) www.ispartanur.net (Zübeyir Gündüzalp Ağabeyin Hatıralarından)
(3) 09.02.1998 tarihli , Papa 2.Jean Paul'e yazılan Mektub'tan alıntı
 
< Önceki   Sonraki >

Sözler

“Müminler, müminleri bırakıp, kâfirleri velî edinmesinler. Kim böyle yaparsa, Allah ile ilişiğini kesmiş olur. Ancak onlar tarafından gelebilecek bir tehlike olursa başka!” (Âl-i İmrân, 28)
 
Advertisement

Gençadam Bülteni




İstatistikler

Ziyaretçiler: 3048812