Hz. İsa (as) geldi mi? Yazdır E-posta
Yazar Şaban Döğen   

Bediüzzaman Hazretleri Hıristiyanlığın ya söneceğini, ya da hurafelerden arınıp Tevhide dönüşeceğini, İslâma terk-i silâh edeceğini söyler.

Kanaati ikinci şıkkın gerçekleşeceği noktasındadır. Bunun gerçekleşmesi yolunda, Hıristiyanlığın geçmişten bugüne geçirdiği evreleri ise şöyle anlatır:

“Mükerreren [tekrar tekrar] yırtıldı, purutluğa tâ geldi, purutlukta görmedi ona salâh verecek.

“Perde yine yırtıldı, mutlak dalâle düştü. Bir kısmı lâkin yakınlaştı Tevhide; onda felâh görecek,

“Hazırlanır şimdiden... Yırtılmaya başlıyor. Sönmezse safvet bulup İslâma mal olacak.

“Bu bir sırr-ı azîmdir, ona remz ve işaret: Fahr-i Resûl demişti: ‘İsa Şer’im [Şeriatim] ile amel edip ümmetimden olacak.’”1

Yine Bediüzzaman der ki: “Âhirzamanda Hz. İsa’nın (a.s.) din-i hakîkisi hükmedecek, İslâmiyetle omuz omuza gelecek.”2

Kur’ân, Asr-ı Saadette olduğu gibi, Ehl-i Kitabı yalnız Allah’a ibadet etme, Ona ortak koşmama gibi tek kelimede birleşmeye3 davet etmektedir. Bu âyet asrımızda eskiye göre büyük ölçüde tatbikat bulmaya başlamıştır. Cehalet ve körü körüne taklitçiliğin kırılıp yerini akıl, ilim, insaf ve hakperestliğe bırakmaya başladığı günümüzde, Hıristiyanlık dünyası da, en azından bir kısmı artık Kur’ân’ın bu emrine kulak verir olmuşlardır.

Resûlullah, tâ Asr-ı Saadetten bu günleri görüp, “Âhirzamanda İsevîlerin hakîki dindarları ehl-i Kur’ân ile ittifak edip, müşterek düşmanları olan zındıkaya karşı dayanacaklarını”4 bildirmişti. Konuyla ilgili hadis-i şeriflerden biri de şöyledir:

“İstikbalde Rum ile emniyeti temin eden bir sulh akdedeceksiniz ve birlikte ikinize de muhalif olan bir düşmana karşı savaşacaksınız.”5

İbni Mâce’de yer alan bir hadiste ise, savaşlar başgösterdiğinde Arap olmayanlardan atları cins atların en kıymetlisi, silâhları silâhların en iyisi olan bir ordunun İslâmı teyid edeceği bildirilmektedir.6 Bu ordu, âhirzamanın büyük savaşları ânında, İslâma destek veren harp teknolojisi yüksek Hıristiyan bir devletin ordusu olamaz mı?

Nitekim Bediüzzaman, İkinci Cihan Savaşı esnasında komünizmi temsil eden Rusya’ya karşı mücadele veren, “Allah’a istinad edip dinsizliği kaldıracağım, İslâmiyeti ve İslâmları himaye edeceğim” diyen Almanya ve Bolşeviklere gâlibâne ve öldürücü darbe vuran içerisindeki muharip gruptan sitayişle söz etmiş, Hz. İsa’nın (as) şahs-ı mânevîsinin bir nevî temsilcisi olduğunu zikretmiştir.7

Yarın inşâallah konuya son noktayı koyalım.


Dipnotlar:


1. Sözler, s. 723.

2. Kastamonu Lâhikası, s. 111.

3. Âl-i İmran Sûresi, 64.

4. İhlâs Risâleleri, s. 24.

5. Tac Tercümesi, H. 960; İbni Mâce, H. 4089.

6. İbni Mâce, H. 4090.

7. Kastamonu Lâhikası, 53-54.

Kaynak: Şaban Döğen, Yani Asya, 15.01.2004

 
< Önceki   Sonraki >