Küresel teröre karşı kitlesel dua Yazdır E-posta
Yazar Adem Yavuz Arslan   

PlatformÇatışmalar, savaşların dinler ve medeniyetler arasında çıkağını iddia eden, bunun üzerine strateji geliştirenlere inat Kültürler Arası Diyalog Platformu (KADİP) semavi dinlerin temsilcilerini bir araya getirerek aynı duaya amin dedirtiyor. Dünya 2005’e tarihte benzerine zor rastlanan bir felaketle başladı. Güneydoğu Asya’da yaşanan tsunami felaketi ve kaybedilen yaklaşık 280 bin insan, dört ülkeyi yerle bir eden tarifsiz yıkımlar... Fakat dünyayı tedirgin eden bir başka gelişme hemen bu felaketin ardından geldi. ABD Başkanı Bush, yemin töreni sırasında İran’ı açıktan hedef göstererek adeta önümüzdeki dönemde yeni bir savaşın işaretini verdi. Üstelik demokrasi getirme vaadiyle girilen ve her geçen gün daha da içinden çıkılmaz hale gelen Irak örneği ortada dururken.

Batılı akademisyenler, politikacılar, toplum mühendisleri strateji merkezlerinde politika geliştiriyor, önümüzdeki yüzyılın dinler ve medeniyetler çatışmasına sahne olacağını tartışıyor. Batı dünyasından yansıyan tablo çok da iç açıcı değil. Buna karşın Türkiye’den bir sivil toplum hareketi medeniyetler çatışması tezini adeta tekzip edecek aktivitelere imza atıyor. Kültürler Arası Diyalog Platformu (KADİP) ‘Ebedi Barış’ın sağlanabilmesi için çatışma kaynağı olarak gösterilen dinler ve bu dinlerin müntesiplerini bir araya getirerek aynı duaya amin dedirtiyor. Gerçekleştirilen programlar adeta “Yanlış yapıyorsunuz.” mesajı veriyor medeniyetler çatışması tezlerini üretenlere.

Başkanlığını Prof. Dr. Bekir Karlığa’nın yürüttüğü platform ilki geçen yıl olmak üzere üç semavi dinin temsilcilerini bu yıl da aynı safta bir araya getirdi. Üç semavi dinin temsilcileri kendi inançlarına ve dillerine göre insanlığın geleceği ve huzuru için dua etti. Rum-Ortodoks Patriği Bartholomeos “Türkiye’de huzur içinde yaşadığımız için Allah’a dua ediyoruz.” diyerek duasını Rumca yaparken, Süryani Kadim Cemaati Metropoliti Yusuf Çetin ise Aramice barış için dua etti. Türkiye Katolik Episkoposları Ruhani Reisleri Kurulu üyesi Yusuf Sağ ise yine barış için dua ederken din adamlarının bütün samimiyetleriyle dua ederek topluma önder olmaları gerektiğine inandığını anlattı.

Toplantının bu yılki ayağında tsunami felaketi için dua edilirken din temsilcileri dünya barışının sağlanabilmesi için kritik bir dönemden geçildiğini ifade etti. Peki ama strateji geliştirme ve politika belirleme yetkisine sahip çevrelerin ‘medeniyetler çatışması’ tezini sürekli gündemde tuttukları bir dönemde ebedi barış mümkün mü? Böyle bir barış nasıl sağlanacak? Bekir Karlığa, Huntington’ın “Önümüzdeki yıllarda savaşlar Batı ile Batı dışı toplumlar arasında olacaktır.” tezine atıfta bulunarak dünyanın tehlikeli bir sürece doğru gittiğini söylüyor; “İslam doğduğu günden beri Hıristiyanlık ve Musevilikle kavgalıdır gibi söylemleri dünyaya egemen güçlere argüman olarak sunmak tehlikeli bir durumdur.”

Din müntesiplerinin dinler arasındaki çatışmayı önlemekle yalnız dini bir vecibeyi yerine getirmekle kalmayıp insanlığın geleceğini karartmak isteyenlerin emellerine karşı da manevi bir set oluşturacaklarını söylüyor Karlığa. Egemen güçlerin çok kolay yayılabileceği ve taraftar bulabileceği gerekçesiyle dinî çatışmalar planladıklarına işaret ediyor. Karlığa’ya göre aydın insanlar terörü yaymak isteyenlere karşı ebedi barışı sağlamak için evrensel normlar üretip küresel bir etik geliştirmek zorunda. Bu noktada din adamlarına büyük görev düştüğünü söyleyen Karlığa, “Dünya barışa susadı. Bu susamışlık ancak dinlerarası diyalog ile gerçekleştirilebilir. Küresel bir diyalog düzeni inşa etmeli ve evrensel barışın gerçekleşmesi için samimi dualarla birlikte eylemde bulunmalıyız.” diyor.

Kaynak: Adem Yavuz Arslan, Aksiyon, sayı: 530

 
< Önceki   Sonraki >