Işığı daima yanan evlerden biridir o. Günün hangi saatinde olursa olsun, sığınanları bağrına basan, açları doyuran, yüreği acıyanları sarıp sarmalayan ve kutlu sakinlerinin en içli iniltilerine sır arkadaşlığı yapan sımsıcak bir yuva. Batının batısında, doğunun bütün motiflerinin mümessili bir Anadolu ocağı. İşte o evdedir Asrın Garibi, o evin bir odasında. O ev okyanusun ötesinde ama onun odası vallahi Erzurum’da, billahi Edirne’de, tallahi İzmir’de. O ev Amerika’da ama o oda Türkiye’de; o odanın sâkini kalben, hayâlen ve rûhen dünyanın her bucağında, bütün kalbi kırıkların yanında. Çağın Ebu Cehilleri kendilerine göre bir “yeni dünya” hayatı tahayyül etseler de, o ilk kez “Vira bismillah” dediği zamanki sadelik ve duruluğunda. Bazılarını buna inandırmak ve onların boğuldukları derin suları ayağı ıslanmadan geçenlerin de var olduğunu kendilerine anlatmak ne kadar da zor! Var mı ki, böyle bir vazifemiz?! Fakat, gönül istiyor ki, su-i zanlara ve iftiralara girmesin hiçbir mü’min kardeşimiz...

 

 
Bediüzzaman'a göre Ehl-i Kitab ve Yahudilik Yazdır E-posta
Yazar Dr. Emin Şimşek   
Pazartesi, 31 Ekim 2005

Kur’anın “Ey Ehl-i Kitab” davetine, günümüz Ehl-i Kitabınının diğer Asırlara göre daha çok muhtaç olduğunu ifade eden  Bediüzzaman, Ehl-i Kitab ile aynı zamanda Ehl-i Mektebinde (İlim Sahiblerinin) kast edildiğini ifade etmektedir. (104)

 

 

Kur’anı Kerim, kafirler içinde, Ehl-i Kitab'a farklı bir konum verirken, Ehl-i Kitab içinden de Hristiyanlara farklı bir statü vermektedir: "İman edenlere karşı düşmanlık yönünden insanların en şiddetlisi olarak yahudileri ve Allah'a ortak koşanları bulursun. Ve yine iman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da: "Biz hıristiyanlarız" diyenleri bulursun. Çünkü onların içlerinde keşişler ve rahipler vardır. Ve onlar büyüklük taslamazlar."(Maide:82)

Açıkçası, her Hristiyanım diyen de, mü’minlere ‘sevgice en yakın’ olmamasına karşın , ayet-i kerime açıkça İslama meyletme yönü itibari ile Hıristiyanlardan bahsetmektedir.

Bediüzzaman, Hıristiyanlık aleminde beklenilen gelişmelere benzer şekilde, Yahudiliğin de tasaffi edeceğinden, İslâm’a teslim olacağından bahsetmemekle beraber , “Bir Musevi Müslüman olsa Musevi Müslüman olur” (105) diyerek , Yahudiler içindede İslam ile müşerref olacak insanlardan bahsederek , onları tamamen Diyalog dışında tutmamaktadır ! Diğer yandan , dinsizlik cereyanına karşı tek başlarına mukavemet edemeyen Hıristiyanlık ve İslamiyet’in , aslına dönene Hıristiyanlığın İslam ile birleşeceklerine dikkat çeken Bediüzzaman, yahudilerin ise hem Deccal’ın hemde Süfyan’ın en büyük kuvveti, destekçisi ve gönüllü takipçisi olacaklarına Hadislerin işaretinden nakletmiştir. (106) Nitekim, yahudiler Alman milletinden intikamlarını almak için komünist komitesin tesisinde mühim bir rol oynamışlar ve kendilerinden olan Troçki namındaki dehşetli bir adamı Rusya’nın başına geçirmeyi başarmışlardır.(107)


Bediüzzaman, her nekadar, Kur’ân’ın dehşetli darbelerinden intikam besleyen Yahudilerden ve mağrur bir kısım Hıristiyanlardan bahsetmiş olsada, Ehl-i Kitabın bu zararlı kısmına karşın, her asırda Kur’ân’ın pek çok kahramanları ve mânevî kalelerinin mukavemet edeciğine işaret ederek (108) Diyaloğun Ehl-i Kitabın makul kısmı ile yapılmasına vurgu yapmıştır.

104 Sözler, Sayfa 371
105 Emirdağ Lahikası, Sayfa 458
106 Şualar, Sayfa 513
107 Şualar » Sayfa: 507
108 Sikke-i Tasdik-i Gaybi, Sayfa 105

 

 
< Önceki   Sonraki >

Sözler

“Zulmedenleri hariç, ehl-i kitap ile en güzel olan şeklin dışında bir tarzda mücadele etmeyin ve onlara şöyle deyin: “Biz, hem bize indirilen kitaba, hem size indirilen kitaba iman ettik. Bizim İlah’ımız da sizin İlah’ınız da bir ve aynı İlah’tır ve biz O’na gönülden teslim olduk.” (Ankebut, 46)
 
Advertisement

Gençadam Bülteni




İstatistikler

Ziyaretçiler: 3461690
Şuanda 1 misafir bağlı