|
||
| Bediüzzaman'a göre Ehl-i Kitab ve Yahudilik |
|
|
| Yazar Dr. Emin Şimşek | |
| Pazartesi, 31 Ekim 2005 | |
|
Kur’anın “Ey Ehl-i Kitab” davetine, günümüz Ehl-i Kitabınının diğer Asırlara göre daha çok muhtaç olduğunu ifade eden Bediüzzaman, Ehl-i Kitab ile aynı zamanda Ehl-i Mektebinde (İlim Sahiblerinin) kast edildiğini ifade etmektedir. (104)
Kur’anı Kerim, kafirler içinde, Ehl-i Kitab'a farklı bir konum verirken, Ehl-i Kitab içinden de Hristiyanlara farklı bir statü vermektedir: "İman edenlere karşı düşmanlık yönünden insanların en şiddetlisi olarak yahudileri ve Allah'a ortak koşanları bulursun. Ve yine iman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da: "Biz hıristiyanlarız" diyenleri bulursun. Çünkü onların içlerinde keşişler ve rahipler vardır. Ve onlar büyüklük taslamazlar."(Maide:82) Açıkçası, her Hristiyanım diyen de, mü’minlere ‘sevgice en yakın’ olmamasına karşın , ayet-i kerime açıkça İslama meyletme yönü itibari ile Hıristiyanlardan bahsetmektedir. Bediüzzaman, Hıristiyanlık aleminde beklenilen gelişmelere benzer şekilde, Yahudiliğin de tasaffi edeceğinden, İslâm’a teslim olacağından bahsetmemekle beraber , “Bir Musevi Müslüman olsa Musevi Müslüman olur” (105) diyerek , Yahudiler içindede İslam ile müşerref olacak insanlardan bahsederek , onları tamamen Diyalog dışında tutmamaktadır ! Diğer yandan , dinsizlik cereyanına karşı tek başlarına mukavemet edemeyen Hıristiyanlık ve İslamiyet’in , aslına dönene Hıristiyanlığın İslam ile birleşeceklerine dikkat çeken Bediüzzaman, yahudilerin ise hem Deccal’ın hemde Süfyan’ın en büyük kuvveti, destekçisi ve gönüllü takipçisi olacaklarına Hadislerin işaretinden nakletmiştir. (106) Nitekim, yahudiler Alman milletinden intikamlarını almak için komünist komitesin tesisinde mühim bir rol oynamışlar ve kendilerinden olan Troçki namındaki dehşetli bir adamı Rusya’nın başına geçirmeyi başarmışlardır.(107)
104 Sözler, Sayfa 371
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|




