Işığı daima yanan evlerden biridir o. Günün hangi saatinde olursa olsun, sığınanları bağrına basan, açları doyuran, yüreği acıyanları sarıp sarmalayan ve kutlu sakinlerinin en içli iniltilerine sır arkadaşlığı yapan sımsıcak bir yuva. Batının batısında, doğunun bütün motiflerinin mümessili bir Anadolu ocağı. İşte o evdedir Asrın Garibi, o evin bir odasında. O ev okyanusun ötesinde ama onun odası vallahi Erzurum’da, billahi Edirne’de, tallahi İzmir’de. O ev Amerika’da ama o oda Türkiye’de; o odanın sâkini kalben, hayâlen ve rûhen dünyanın her bucağında, bütün kalbi kırıkların yanında. Çağın Ebu Cehilleri kendilerine göre bir “yeni dünya” hayatı tahayyül etseler de, o ilk kez “Vira bismillah” dediği zamanki sadelik ve duruluğunda. Bazılarını buna inandırmak ve onların boğuldukları derin suları ayağı ıslanmadan geçenlerin de var olduğunu kendilerine anlatmak ne kadar da zor! Var mı ki, böyle bir vazifemiz?! Fakat, gönül istiyor ki, su-i zanlara ve iftiralara girmesin hiçbir mü’min kardeşimiz...

 

 
Diyaloğun Asrımızdaki Mimarı :"Bediüzzaman Said Nursi" Yazdır E-posta
Yazar Dr. Emin Şimşek   
Çarşamba, 19 Ekim 2005
ÜstadAsr-ı Saadetten Günümüze Diyalog (5. Bölüm)

Birçok ehl-i tahkik , ehl-i ilim ve ekser müminlerin kabul gördüğü üzere , Hicri 13.Asrın müceddidi olan Bediüzzaman Hazretleri, Ehl-i Kitab ile Diyalogtan öte bir “İttifak”ı tavsiye etmiş , özellikle İsevi ruhaniler veya Hristiyanların samimi dindarlarını nazara vererek Asrımızda faal olan Dinler arası Diyalog çalışmalarını bireysel olarak başlatan ilk kişi olma özelliğine sahibtir.

1940'lı yıllardan itibaren Said Nursi Müslümanları, İnkar-ı  Uluhiyeti fıtrat haline getiren  (ateistlerin) , saldırısına karşı mücadele etmek için dindar (samimi) Hıristiyanlarla ittifak kurmaya teşvik ediyordu. (63) 

1953 Mayıs atında , Müslümanlar ve Hristiyanlar arasında mütecaviz dinsizliğe karşı işbirliği temini için , İstanbul’da Patrik Athenagoras’ı ziyaret etmiştir. Istanbul'un 500. Fetih yıldönümünde gerçekleşen bu görüşme de , Bediüzzaman Hazretleri odasına girdiği zaman Patrik ayağa kalkarak hürmetle yer gösterir. Kendisine : “Hıristiyanlığın dini hakikîsini kabul etmek, Hazreti Muhammed'i peygamber ve Kur'anı Kerîmi de Kitabullah kabul etmek şartıyla ehl-i necât olacaksınız (kurtuluşa ereceksiniz) .” der. Patrik ,  cevaben: 'Ben kabul ediyorum! ' deyince, Bediüzzaman: 'Pekâlâ, siz bunu dünyanın diğer mânevî reislerine de söylüyor musunuz? ' diye sorar. Patrik: 'Söylüyorum; fakat onlar kabul etmiyorlar.' diye cevap vermiştir .(64) Hadiseyi iyi tahlil eden gözlemciler , Patrik Athenagoras'ı ziyarete gidenin Bediüzzaman olmasının , Efendimiz (SAV) 'in Ebu Cehili, 100 kezi aşkın ziyaretine gitmesi kadar normal karşılar.  İkincisi , o görüşmede , Bediüzzaman , ateisme karşı Hristiyan Alemi ile nasıl bir işbirliği yapılabileceğini konuşmuş ve Asrımızda Dinler arası Diyalog faaliyetlerini ferdi olarak ilk başlatan kişi ünvanına Sahib olmuştur. Bu Diyaloğun sürekliliği adına olsa gerek  Bediüzzaman Hazretleri  Fener semtinde ikamet etti ve bu durum Rum Patrik Atenagoras ile görüşmelerini kolaylaştırdı.(65)

Bediüzzaman Hazretleri , 1950 yılında , Roma’ya Papa XII. Pius’a , Risale-i Nur Külliyatını (Zülfikar adlı eseri) göndermiş , ve buna mukabil 22 Şubat 1951 yılında şahsi bir teşekkür mektubu almıştır. (66.a.)Roma'daki Papa'ya gönderdiği mektubunda kısaca: 'Biz Allah'a inananlar küfre karşı beraberiz..' demişti. (66.b.) Netice olarak , Bediüzzaman Hazretlerinin , günümüzde faaliyetlerini devam ettiren Dinler arası Diyalog çalışmalarını bireysel olarak başlatan ilk kişi olduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

63 Bkz. Köprü, S. 2, s. 116, Kasım 1997
64 Necmeddin Şahiner, 'Bilinmeyen Taraflarıyla Bediüzzaman Said Nursî', Nesil Basım Yayın, s.405.. Necmettin Şahiner, Son Şahitler, IV, 307, 344; Bediüzzaman Said Nursi, Mufassal Tarihçe-i Hayat, Abdulkadir Badıllı.
65 Yard. Doç. A. Emre Öktem (Galatasaray Üniversitesi öğretim üyesi)
66.a. Emirdağ Lahikası, Sayfa 303
66.b. www.ispartanur.net (Zübeyir G

 
< Önceki   Sonraki >

Sözler

“Zulmedenleri hariç, ehl-i kitap ile en güzel olan şeklin dışında bir tarzda mücadele etmeyin ve onlara şöyle deyin: “Biz, hem bize indirilen kitaba, hem size indirilen kitaba iman ettik. Bizim İlah’ımız da sizin İlah’ınız da bir ve aynı İlah’tır ve biz O’na gönülden teslim olduk.” (Ankebut, 46)
 
Advertisement

Gençadam Bülteni




İstatistikler

Ziyaretçiler: 3138961