Anti-diyalogmasalı anasayfası

Zaman zaman, değişik medya organlarında, İslâmı doğru tanıtma adına diyalog yapanlar hakkında aslı astarı olmayan traji-komik iddiaları görünce gülüp geçmiş ve bu iddiaları dile getirenler için “Allah akıl ve iz'an versin, inşaallah ıslah etsin“ demişizdir! Demişizdir, lâkin iddiaları karşısında müsbet hareketi prensib edinen ve buna istinaden sessiz kalan muhabbet fedâileri hakkında, daha acımasız ve seviyesizce iftiralar devam etmiştir! Bunun sebebi de, iddia sahibleri, attıkları iftiralara sessiz kalanları, adeta iddialarına cevab verilemediği zannına kapılmış, hatta bundan cesaretle daha büyük iftiralara tenezzül edecek konuma düşmüşlerdir!

M.Fethullah Gülen Hocaefendi'ye göre, bir mümin başka bir müminle uğraşmamalı, dışarıdan İslâm düşmanlarının eline ”Bakın müslüman müslümanla mahkemelik, birbirleri ile uğraşıyorlar” kozunu vermemelidir. Buna istinade, mü'min olduğunu iddia eden kişi ve kuruluşlardan, kendisi hakkında ortaya atılan hiçbir iftiraya Hukuki bir süreç başlatmamayı da Muhammedî (SAV) ahlâkın gereği olarak görmektedir! İlmî delilden yoksun, Kur’an-ı Kerîm'i siyak ve sibak bütünlüğünde değerlendirmeden, yapılan Diyalog karşıtı yorumlar, aslında ilmî âcizliğin bir göstergesi olmuş ve iddia sahiblerinin Kur’an ve Efendimiz (SAV) ile çelişmelerine sebebiyet vermiştir! Dünyada 190 ülkede faal olan bu kutsî hizmetin müdâvimlerinin yegane düsturu “Biz muhabbet fedaileriyiz; husumetle,adavetle işimiz olmaz! Bizim aslî vazifemiz, Kalblere Allah (C.C.) ve Resûlü'nün (SAV) sevgisini yerleştirmektir!” olduğundan, inşaallah bahse konu tüm iddiaları, Ehl-i Sünnnet çizgisinde, hem Kur’an, hem sahih sünnet ve siyer-i Nebeviye perspektifinde ispat etme adına ilmi bir paltforum açmış bulunuyoruz!

Gayret bizden , tevfik Rabb-i Rahimimizden !

Editör 

 

(Not: Sitemizin, herkul.org ve tr.fgulen.com siteleri ile gönül bağı dışında bir ilişkisi yoktur! Sitedeki tüm yazıların sorumluluğu yazarlara aittir! )

 



Ali Eren (Vakit gazetesi yazarı) ile Diyalog üzerine Röportaj -6 Yazdır E-posta
Yazar ::..GencAdam..::   
 Genc::Adam  :
Röportajın başından son soru dışındaki mevzular ile ilgili yorumlarınızdaki bariz “tenakuz” ve “sonuca gidememe” hususları ile ilgili cevab hakkımı ,röportajın uzamaması ve konuların dağılmaması adına , röportaj sonunda tek tek izah edip konuyu okuyucalarımızın  vicdanlarına bırakacağım.

 

Devamını oku...
 
Türkçe dilinin vacib olması Yazdır E-posta
Yazar ..::GencAdam::..   

SORU: M.Fethullah Gülen Hocaefendi'nin "Türkçeyi bir dünya dili hâline getirmek vaciptir; evet bana göre milletçe Türkçeyi öğrenmek vacip, iyi kullanmak sünnet, inceliklerine vâkıf olmak da müstahap mesabesindedir." ifadesini nasıl anlamalıyız ?

Müslümanlar yaşadıkları ülkelerde yapmayı düşündükleri Hizmetleri ortaya koyarken Farz hükmünde olan Emr-i bilmaruf ve nehyi anil münker (iyiliği emretme , kötülükten sakındırma) yolunda müracaat edecekleri yöntem , metod ve uslubları ortaya koymak durumundadırlar.

Devamını oku...
 
Doç.Dr.Şadi Eren Hocamız ile DİYALOG üzerine röportaj Yazdır E-posta
Yazar ::Genç::Adam   
Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi ile ilk nerede ve ne zaman tanıştınız? Kısaca izah eder misiniz?

Ben 1962 doğumluyum, 15 - 16 yaşlarındayken, daha kendisinin simasını bilmezken rüyada görmüştüm, camide vaaz ediyordu. 1980 yılında Manisanın Gördes ilçesinde lise son sınıf talebesi iken İzmirde üç haftalık hızlandırılmış üniversite hazırlık kursuna katıldım. Katıldığım kurs Bozyaka yurdunda veriliyordu ve Hocaefendi de aynı binada kalmaktaydı. Kendisinin genelde ikindi sonrası burada sohbeti olmaktaydı. Ayrıca Cuma günleri Bornova camiinde vaazı olurdu, bunlardan istifadeye çalışırdık.
Devamını oku...
 
Prof.Dr.Davut Aydüz ile "Diyalog" üzerine Röportaj (3) Yazdır E-posta
Yazar ::Genç::Adam   

5- Günümüzdeki “Diyalog meyvelerini” ve müspet manadaki gelişmeleri görmesine rağmen, hala Diyalog Hizmetlerini eleştiren bazı kardeşlerimizin var olduğunu görüyoruz. Acaba “kendimizi tam ifade edemiyor muyuz” şeklinde bir özeleştiri yaptığınız oluyor mu?

 

 

Doğru, bazen kendimizi tam ifade edemedik, diye düşünüyorum. Bazı çok temiz, hâlis muhlis, muttakî Müslüman kardeşlerimiz var ki, birilerinin -tabirimi hoş görün- dolduruşuna geliyor ve hiç düşünmeden veya diyalog yapan diğer Müslüman kardeşlerine sorma ihtiyacı hissetmeden karşı geliyor ve tenkit ediyor, gıybet ediyorlar.

Devamını oku...
 
Prof.Dr.Davut Aydüz ile "Diyalog" üzerine Röportaj (2) Yazdır E-posta
Yazar ::Genç::Adam   
2- Diyalog Hizmetleri ile İslamî tarafın amaçladığı hedefler nelerdir? Yani özetle sormak gerekirse: Neden "Diyalog"?

 

Sizin özetle sorduğunuza ben müsaadenizle biraz uzunca bir cevap vereyim: Küreselleşen ve hızla küçülüp bir köy haline gelen dünyamızda, herkesle beraber bir arada yaşamanın zorunlu olduğuna ve bu meselenin önümüzdeki yılların en önemli konularından biri haline geleceğine kesin gözüyle bakılmaktadır. Bu sebeple de, daha çok hoşgörü ve diyalogla bu vetire hızlandırılmalı ve geleceğin dünyasına hem millet, hem de devlet olarak mutlaka hazırlanılmalıdır.

Devamını oku...
 
Prof.Dr.Davut Aydüz ile "Diyalog" üzerine Röportaj (1) Yazdır E-posta
Yazar ::Genç::Adam   

 

 

Muhterem Efendim , yoğun çalışma temponuzdan bizlere vakit ayırdığınız için teşekkür ederek izninizle ilk soruma geçmek istiyorum : "Tarih boyunca Dinlerarası Diyalog" isimli eserinizi kaleme alma düşüncesi ne zaman ve hangi sebeplerden dolayı hâsıl oldu?

Devamını oku...
 
Tarihçi Mustafa Armağan Bey ile Röportajımız (5) Yazdır E-posta
Yazar ::Genç::Adam   

5. Ütopyanızdaki milletimizin (veya insanımızın) tarih konusundaki hassasiyeti ve asgari bilgi düzeyi nedir?

Devamını oku...
 
Tarihçi Mustafa Armağan Bey ile Röportajımız (4) Yazdır E-posta
Yazar ::Genç::Adam   

 

4. Prehistorik devirlerle alakalı Batı menşeli tarih kitaplarının güvenilirliği ve geçerliliği ne kadardır?

 

 

Devamını oku...
 
Bayram Kusursuz Hocamız ile Röportaj... Yazdır E-posta
Yazar ::Genç::Adam   

 

 

Gençadam: Muhterem F. Gülen Hocaefendi İle Ne Zaman Tanıştınız?

Bayram Kusursuz: Manisa İHL'de okurken, orta ikinci sınıftan itibaren onun mübârek atmosferinden istifade etmeye başladım, diyebilirim. Bu da 1984-85'lere tekâbül ediyor. Öncelikle onu seven öğrenci arkadaşlarımla, abilerimle tanıştım. Bunu sağlayanlardan Allah ebediyyen râzı olsun. Hocaefendi'nin kıymetli kitaplarını hediye etmişlerdi, bana. Ayrıca onun, o yanık ve hüzünlü sesini, heyecanlı ve ateşli hutbelerini/vaazlarını dinleyince merakım iyice artmıştı. Lise ikinci sınıfta, bir video kasetinden bu gül-endâm çehreyi ilk kez seyretmek nasip olmuştu. Demek ki esas ilgim, lise ikinci sınıftan itibaren olmuş. Zât-ı âlilerini yakından görmemiz ise, 1989'larda kendilerinin bir akşam Manisa'da kaldığımız Mesir Öğrenci Yurdu'na teşrifleriyle oldu, herhalde. Yine aynı dönemde, Turgutlu'da bir eğitim gönüllüsünün cenazesine gelmişlerdi. Orada cenâze merasiminde ve namazda görmek nasip olmuştu. Aynı yıllarda İzmir ve İstanbul vaazlarının bir kısmına gitmek de nasip oldu. Ona lâyık bir talebe olamayışım ve bunun verdiği mahcubiyet bir yana, ama şahsî tanışıklığım daha sonraları, 1996'larda gerçekleşti. Onun detaylarını da daha başka bir zamana öteleyelim.

 
 

Devamını oku...
 
Tarihçi Mustafa Armağan Bey ile Röportajımız (3) Yazdır E-posta
Yazar ::Genç::Adam   
3. Osmanlı hakkında bir vakte kadar sürekli karalama suretinde bir tarih eğitiminden geçtik. Ama son 15-20 seneden bu yana da buna bir tepki hareketi olarak aşırı ve gereksiz ve kısmen de yanlış bir övgü içine girdik... Acaba bu konudaki denge nasıl olmalıdır? Ne zaman tarihi kendi esasları ile kritiğe tabi tutmasını öğreneceğiz?
Devamını oku...
 
Tarihçi Mustafa Armağan Bey ile Röportajımız (2) Yazdır E-posta
Yazar ::GENÇ::ADAM   
::GENÇ::ADAM :
 Tarih bilincinin bize faydası ne olacak?

Burada ‘fayda’ kelimesini menfaat manasında mı kullanıyoruz, yoksa istifade etme veya feyizlenme manasında mı? Tarih pratik hayatta ne işimize yarayacak? diye soruyorsanız ona şu cevabı veririm:

Devamını oku...
 
Tarihçi Mustafa Armağan Bey ile Röportajımız (1) Yazdır E-posta
Yazar ::GENÇ::ADAM   

 

::GENÇ::ADAM :

1. Tarihçi olmayı ne zaman düşündünüz?

MUSTAFA ARMAĞAN:

Hiçbir zaman! İlk yazımın yayınlandığı 1978’den bu yana tam 29 yıl geçmiş. Sürekli sorgulayan bir yazar olmak istemişimdir. Bunu daha önce bilim felsefesi, modernleşme, gelenek, edebiyat ve kültür alanlarında yapardım, bugün tarih denizinde yüzüyorum.
Yarın hangi alanda olacağımı bilmiyorum. Belki de romancılıkta karar kılarım, kim bilir!

Devamını oku...
 
Çağdaş eleştiri hastalığı(!) mı, uhuvveti bozan hıyanet(!) mi ? (1) Yazdır E-posta
Yazar Dr. Emin Şimşek   

 

İslam’da esas olan kişinin “kendi” nefsini eleştirmesi ve eksik görmesidir. Bu sayede Allah’a(C.C.) kurbiyet yelkenini açmış ve Onun(C.C) İnayeti altına girmeyi hedeflemiş olur. Günümüz mü’minlerinde ise “başkasını” eleştirme hastalığı kronikleşmiş bir vaka olarak önümüzde duruyor. Özellikle son birkaç yıldır , kendilerini geleneksel İslam anlayışı ile özdeşleştiren -lakin- İslam’ın tecdit ruhuna bir türlü vakıf olamayan bir takım kardeşlerimizin , muhterem M.Fethullah Gülen Hocaefendiyi  -kendilerince- eleştirdiklerine şahit olmaktayız.

(Bahse konu eleştiri mevzularının tümüne Ehl-i Sünnet itikadı çerçevesindeki cevabları gencadam.net sitemizde bulabilirsiniz.)

Devamını oku...
 
Ali Eren (Vakit gazetesi yazarı) ile Diyalog üzerine röportaj -1 Yazdır E-posta
Yazar Yusuf Ziya   
Genc::Adam :

 

Röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için öncelikle teşekkür ederiz. Ali Bey , pek çok yazınızda Diyaloğa karşı bir tutum sergiliyorsunuz. Karşı olduğunuz "Diyalog" mu , yoksa "Din müntesibleri arası" yapılan Diyalog faaliyetleri mi ?

Ali Eren : 

 

Diyalog, “alâka ve irtibat kurmak ve karşılıklı konuşmak" manalarına geldiğine göre, kiminle olursa olsun diyaloga karşı olmak mânâsız olur. "Din mensupları arası” diyaloğa gelince.Türkiye’de yapılanın ismi bu da değildir. Dolayısıyla, olmayan bir şeye, karşı olup olmamak da mânâsız olur. Zannedersem, bu iki ayrı tabirle, Türkiye’de 10-12 senedir yapılan
 “Dinlerarası Diyalog ve Hoşgörü”yü soruyorsunuz. Gerçi, bu faaliyete kısaca bazen “Diyalog” bazan da –bilhassa tenkitlerden sonra- “Din mensupları arası diyalog” denilmektedir. Fakat siz ikisi arasında fark görüyor olmalısınız ki, “Diyalog” ile “Din mensupları arasında diyalog” şeklinde ayrı ayrı iki ifade ile sormuşsunuz.O halde, önce soruda mutabık kalmamız icap eder. Buna rağmen, sorduğunuz iki tabir üzerinden esas cevabımı versem o da uygun olmaz. Çünkü, “Dinlerarası Diyalog ve
 Hoşgörü” diye bir faaliyet varsa da siz bana onu sormuyorsunuz. Sorduğunuz iki tabirin cevabını ise yukarıda kısaca verdim.

 

 

 

Devamını oku...
 
Üstad'a göre "Temizlik imandandır" Hadis kabul edilirken , Hocaefendi neden farklı beyan etmektedir Yazdır E-posta
Yazar Dr. Emin Şimşek   

SORU : Bediüzzaman Hazretlerinin “temizlik imandandır” ifadesini Hadis-i şerifi olarak zikretmesine mukabil (Lemalar 301.Sayfa) , Fethullah Gülen Hocaefendinin bunu bir eserinde (Kırık Testi-Esma-i İlahiye) aynen  tey’id etmesi, ancak başka bir eserinde (Sonsuz Nur-Mevzu Hadisler) “Böyle bir söz asla ve kat’a Rasulullahtan sadır olmamıştır” demesini nasıl anlamalıyız ?

Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 25 Toplam: 156