|
Bediüzzaman Haz. talebelerinin, Hocaefendi hakkındaki düşünceleri... (2) |
|
|
|
Yazar cevaplar.org
|
|
Zaman zaman bu meselede sorular gelmesi bizi bu küçük çalışmaya itti. Biz Ebul Yüsr(kolaylığın babası) olmayı tercih ederiz. Ebul Usr(zorluk babası) olmak marifet değil. Ehl-i Sünnet dairesindeki her kişiye muhabbet ölçümüzdür. Geçmişteki ihtilafları kaşımak değil, onların arkasındaki hikmet kaneviçesini görmektir hüner. Üstadımızın talebeleri sarraftır..Cevherin kıymetini bilir onlar. Hocaefendi hakkında dedikleri bunun ispatı. Şimdi bu güldestesi ile sizi başbaşa bırakalım. Eğer alakanıza mazhar olursa, hocamızın o güzide ağabeylerimiz hakkındaki görüşlerine de başka bir çalışmada yer vermek istiyoruz. Tevfik Allah’tan… 1.Mehmed Kırkıncı Hocaefendi; Aksiyon’da ki röportajında: “Üstadın bir ifadesi var, “Kimin himmeti milleti ise o tek başına bir millettir.” Hayali konuşmuyoruz ki, yaptığı ortada. Bizden yüz adım önde gidiyor. Allah payidar etsin. Uzun ömürler versin. Hamiyeti yüksek, hamiyetperver, vatanperver, şefkatli bir insan. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Ahirzamanda Hz.İbrahim'in(AS) dinine mazhar bir hareket: Risale-i Nur |
|
|
|
Yazar Dr. Emin Şimşek
|
|
 Soru : Kur’an-ı Kerim , Efendimiz (SAV) ‘min Ehl-i Kitaba karşı bir söz beyan ederken” İbrahim’in (AS) Dinine iletildiğini” söylemesinin istenmesindeki hikmet nedir ? Bu yaklaşımın günümüze bakan yönü varmıdır?
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Bediüzzaman perspektifinde Mehdi-Süfyan , Hz.İsa(AS)-Deccal münasebetleri |
|
|
|
Yazar Dr. Emin Şimşek
|
SORU : Ahirzamana yön verecek şahıslardan “Mehdi-Süfyan” ve “Hz.İsa(AS) -Deccal “’ın birbirleri ile münasebetlerini ve mücadele keyfiyetlerini kısaca izah edermisiniz ?
El-Cevab : -Allahu Alem bissevab- Günümüzde Hz.İsa (AS) , Hz.Mehdi , Süfyan ve Deccal tabirlerini daha çok Şahs-ı manevi ve fikri bazda değerlendirmek bizleri daha isabetli neticelere götürmesi adına tercih edilmelidir.(1) Diğer yandan her bir şahs-ı manevinin başında, kendine has bir Komutanın olduğu gerçeğinide Adet-i Sübhaniyenin bir gereği olarak göz önünde bulundurulmalıdır. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Bediüzzaman’a göre Hıristiyanlıkta beklenen tasaffi (aslına dönme) hareketi nasıl olacaktır? |
|
|
|
Yazar Dr. Emin Şimşek
|
|
SORU : Bediüzzaman’a göre Hıristiyanlıkta beklenen tasaffi (aslına dönme) hareketi nasıl olacaktır ? 
Hıristiyanlığın Protestanlaşma sonrası manevi bir arayış neticesinde tevhide gireceğini belirten Bediüzzaman Hazretleri bu süreci , Hz.İsa (AS) ‘mın Efendimiz (SAV) ‘ e ümmet olacağına işaret eden Hadis-i Şerifin bir işareti olarak tefsir etmektedir : |
|
Devamını oku...
|
|
|
Risalelerde Cihada bağy(terör) dendiğinden bahsediliyor.Bu ifadenin günümüze bakan yönü varmıdır ? |
|
|
|
Yazar Dr. Emin Şimşek
|
SORU : Risale-i Nurlarda geçen “Zulüm, başına adalet külâhını geçirmiş. Hıyanet, hamiyet libasını giymiş. Cihada, bağy ismi takılmış. Esarete hürriyet namı verilmiş. Ezdad, suretlerini mübadele etmişler.” (Mektubat ,Sy.456) ifadesinde Cihad’a bağy (terör ) deneceği belirtilmiştir. Bunun günümüze bakan yönü varmıdır ? |
|
Devamını oku...
|
|
|
Bediüzzaman'a göre Asrımızda Cihad Kılınçla mı olmalıdır ? |
|
|
|
Yazar M. Ali Kaya
|
Giriş
Cihad, Arapça 'C-H-D' 'Cehd' kökünden gelir. Lügatte cehd; gayret etmek, takat yani güç yetirmek ve meşakkat çekmek gibi anlamlara gelir. Terim manası, 'Bezlü'l-mechudi fi husuli'l-maksud'dur, yani maksada ve belirlenen hedefe ulaşmak için tüm gayretini sarf etmek anlamına gelir.1 Bu da meşakkat ve sıkıntılara sabır göstererek nefisle, şeytanla, ahlaksızlık olan fısk ve sefahatle, kötülüklerle ve zulümle her nevi mücadeleyi yapmak2 demektir. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Hz.İsa'nın (as) nuzülü ve Peygamberimiz'e (sav) ümmet olma keyfiyeti |
|
|
|
Yazar Dr. Emin Şimşek
|
|
 Hz. İsa’nın nüzulü meselesinde, onun bedenen yeryüzüne ineceği, ümmet-i Muhammed arasında telakki bi’l kabule mazhar olmuş (kabul edilebilinir) bir meseledir. Hz. Üstad’ın Onu şahs-ı manevî olarak anlaması ise, bu anlayışa, bu hissiyata ters değildir. (75.a.) |
|
Devamını oku...
|
|
|
Bediüzzaman Haz. talebelerinin, Hocaefendi hakkındaki düşünceleri..(1) |
|
|
|
Yazar Dr. Emin Şimşek
|
|
Zaman zaman, Bediüzzaman Hazretlerinin değerli talebeleri (Ağabeyler) ile muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi arasında sanki bir diyalog kopukluğu veya uhuvvetsizlik varmış gibi yaklaşımlara şahit olmaktayız. Halbuki, her birisi asrımızın birer yıldızı hükmünde olan değerli ağabeylerin, her vakit en azından birbirlerine dualarda bir ittihad kurdukları vakıadır: 
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Bediüzzaman Said Nursi ve Dinler |
|
|
|
Yazar Prof. Dr. Hüdaverdi Adam
|
|
Din, akıl sahiplerini kendi hür iradesiyle akıllarına kapı açıp, iradelerini ellerinden almadan en iyiye, en doğruya ve en güzele ulaştıran ilahi bir kanunlar mecmuasıdır. Dinin kurucusu muhatapları ise akıl sahibi bütün insanlardır. Dinin gayesi, insanları dünya ve ahirette mutlu kılmaktır. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Bediüzzaman'a göre Kafirlerin hepsi bir değildir! |
|
|
|
Yazar Dr. Emin Şimşek
|
|
Bir insana karşı muhabbet beslerken, o kişinin zatına karşı değil, ahlaki sıfatlarına veya sanatına karşı bir muhabbet beslenildiği belirten Bediüzzaman Hazretleri, “Nasıl ki her Müslümanın her sıfatı müslüman olmadığı gibi , her bir kafirinde her sıfatı ve san’atı kafir olması gerekmez “ diyerek , bir kafirin müslüman bir sıfatına veya bir san’atına karşı muhabbet beslenmesinde bir sakınca olmadığını belirtmiştir. (109)  |
|
Devamını oku...
|
|
|
Bediüzzaman'a göre Ehl-i Kitab ve Yahudilik |
|
|
|
Yazar Dr. Emin Şimşek
|
|
Kur’anın “Ey Ehl-i Kitab” davetine, günümüz Ehl-i Kitabınının diğer Asırlara göre daha çok muhtaç olduğunu ifade eden Bediüzzaman, Ehl-i Kitab ile aynı zamanda Ehl-i Mektebinde (İlim Sahiblerinin) kast edildiğini ifade etmektedir. (104) |
|
Devamını oku...
|
|
|
|