|
Yazar M.Fethullah Gülen
|
|
 SORU: Yüklendiği misyon itibariyle Hz. Mesih'i anlatır mısınız? Hz. Mesih, olabildiğine maddeci bir topluma peygamber olarak gönderilmiştir. Böylesine maddeci bir topluluğun ıslahı adına Hz. Mesih, onların karşısına ruhçu bir düşünceyle çıkmış ve onların maddeci düşüncelerini ta'dil etmiştir. |
|
Devamını oku...
|
|
Yazar M.Fethullah Gülen
|
|

SORU: Hoşgörünün sınırı nedir? Hoşgörüde dengeli olunuyor mu? Her meselede itidal ve denge çok önemlidir. Hoşgörü konusunda da kalb balansının çok iyi ayarlanması gerekmektedir. İddia olmayacağı mülâhazasıyla diyorum ki, biz, hoşgörü hususunda dengeli olduğumuza inanıyoruz. Bu itibarladır ki; hoşgörü derken, bunu milletimizin ve ülkemizin geleceğini tehlikeye sokacak, tarihimizi, millî-mânevî değer ve dinamiklerimizi tahribi netice verecek davranışlara karşı hoşgörülü olunması asla söz konusu değildir. Aslında bugünümüz ve yarınımız adına nelerin hoşgörüleceği ve nelerin hoşgörülmeyeceği bellidir. Ama öyle ümit ediyorum ki toplum, zamanla birbiriyle kaynaya kaynaya o dengeye ulaşacaktır. Ama bugün bize düşen şey, şu demokratik hava içinde, tartışma ve ayrılık konusu meselelerden kaçınarak, bizi toplum olarak, millet olarak birbirimize bağlayan hususları öne çıkarmak suretiyle, herkesi bulunduğu konumda kabûl edip, hoş görmekle işe başlamak isabetli bir yol olsa gerek. |
|
Devamını oku...
|
|
Peygamberimiz ve Yabancı Murahhaslar |
|
Yazar M.Fethullah Gülen
|
|

SORU : Efendimiz (sas), Mekke fethinden sonra civar devlet ve kabilelerden gelen heyetleri karşılamada, ciddi bir hassasiyet gösteriyor ve bu davranışının örnek alınarak kendisinden sonra da devam ettirilmesini istiyordu. Hikmeti nedir? Aynı hâdiseyi günümüze yorumlarsak ne gibi dersler alabiliriz? |
|
Devamını oku...
|
|
|
Muhammedî Ruh ve Mânâ İçinde Diyalog |
|
Yazar M.Fethullah Gülen
|
|

SORU:Türkiye'de farklı kesimler arasındaki diyaloglarda takınılacak tavır nasıl olmalıdır? Aslında bu soruya bir tek cümleyle cevap vermem istenseydi kendi esnekliği içinde Muhammedî ruh ve mânâya sahip olmalıyız' derdim. Yine de öyle demiş olalım; sonra anlatılan şeyler de onun tafsili sayılsın. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar ***
|
Soru: Batı’da dinlerin ortak noktalarından hareketle, “Bütün dinlerin kaynağı birdir, öyleyse bütün dinleri bir araya getirelim.” gibi düşünceler var. Bu fikirlere nasıl yaklaşmak lazım? |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Bayram Kusursuz
|
|

Ramazân cûd, sehâvet, cömertlik, ihsân, dayanışma, yardımlaşma, infak ve Allah yolunda maddî-mânevî fedâkârlık ayıdır. Ramazan, rahmet yağmurlarının mü’min kalplere sağanak sağanak yağdığı bir aydır. Muhsin kulların elleri, Ramazan’da açıldıkça açılır, coşar ve verme ile bereketlenir. Allah Resûlü (Aleyhisselâm), bu ayda infak etmenin en güzel misâllerini bize göstermiştir. İbn-i Abbas’ın (ra) ifâdesiyle: “Rasûlullah Efendimiz, insanların en cömerdiydi. Bilhassa Ramazan’da, Cibrîl’le karşılaşınca, önüne kattığı her şeyi sürükleyip götüren bir rüzgâr gibi cömert kesilirdi.” Şimdilerde ve özellikle de şu mübârek zaman diliminde, Allah Resûlü’nün getirmiş olduğu bu ihsan ruhuna, cömertlik anlayışına, o güzel ahlâkına ne kadar da muhtâcız! |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar M.Fethullah Gülen
|
|

SORU: Ehl-i Kitab'la olan diyaloğun keyfiyetini Kur'an ve Sünnet ışığında açıklar mısınız? |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 37 - 54 Toplam: 293 |