Işığı daima yanan evlerden biridir o. Günün hangi saatinde olursa olsun, sığınanları bağrına basan, açları doyuran, yüreği acıyanları sarıp sarmalayan ve kutlu sakinlerinin en içli iniltilerine sır arkadaşlığı yapan sımsıcak bir yuva. Batının batısında, doğunun bütün motiflerinin mümessili bir Anadolu ocağı. İşte o evdedir Asrın Garibi, o evin bir odasında. O ev okyanusun ötesinde ama onun odası vallahi Erzurum’da, billahi Edirne’de, tallahi İzmir’de. O ev Amerika’da ama o oda Türkiye’de; o odanın sâkini kalben, hayâlen ve rûhen dünyanın her bucağında, bütün kalbi kırıkların yanında. Çağın Ebu Cehilleri kendilerine göre bir “yeni dünya” hayatı tahayyül etseler de, o ilk kez “Vira bismillah” dediği zamanki sadelik ve duruluğunda. Bazılarını buna inandırmak ve onların boğuldukları derin suları ayağı ıslanmadan geçenlerin de var olduğunu kendilerine anlatmak ne kadar da zor! Var mı ki, böyle bir vazifemiz?! Fakat, gönül istiyor ki, su-i zanlara ve iftiralara girmesin hiçbir mü’min kardeşimiz...

 

 
Doç.Dr.Şadi Eren Hocamız ile DİYALOG üzerine röportaj
Yazar ::Genç::Adam   
Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi ile ilk nerede ve ne zaman tanıştınız? Kısaca izah eder misiniz?

Ben 1962 doğumluyum, 15 - 16 yaşlarındayken, daha kendisinin simasını bilmezken rüyada görmüştüm, camide vaaz ediyordu. 1980 yılında Manisanın Gördes ilçesinde lise son sınıf talebesi iken İzmirde üç haftalık hızlandırılmış üniversite hazırlık kursuna katıldım. Katıldığım kurs Bozyaka yurdunda veriliyordu ve Hocaefendi de aynı binada kalmaktaydı. Kendisinin genelde ikindi sonrası burada sohbeti olmaktaydı. Ayrıca Cuma günleri Bornova camiinde vaazı olurdu, bunlardan istifadeye çalışırdık.
Devamını oku...
 
Bayram Kusursuz Hocamız ile Röportaj...
Yazar ::Genç::Adam   

 

 

Gençadam: Muhterem F. Gülen Hocaefendi İle Ne Zaman Tanıştınız?

Bayram Kusursuz: Manisa İHL'de okurken, orta ikinci sınıftan itibaren onun mübârek atmosferinden istifade etmeye başladım, diyebilirim. Bu da 1984-85'lere tekâbül ediyor. Öncelikle onu seven öğrenci arkadaşlarımla, abilerimle tanıştım. Bunu sağlayanlardan Allah ebediyyen râzı olsun. Hocaefendi'nin kıymetli kitaplarını hediye etmişlerdi, bana. Ayrıca onun, o yanık ve hüzünlü sesini, heyecanlı ve ateşli hutbelerini/vaazlarını dinleyince merakım iyice artmıştı. Lise ikinci sınıfta, bir video kasetinden bu gül-endâm çehreyi ilk kez seyretmek nasip olmuştu. Demek ki esas ilgim, lise ikinci sınıftan itibaren olmuş. Zât-ı âlilerini yakından görmemiz ise, 1989'larda kendilerinin bir akşam Manisa'da kaldığımız Mesir Öğrenci Yurdu'na teşrifleriyle oldu, herhalde. Yine aynı dönemde, Turgutlu'da bir eğitim gönüllüsünün cenazesine gelmişlerdi. Orada cenâze merasiminde ve namazda görmek nasip olmuştu. Aynı yıllarda İzmir ve İstanbul vaazlarının bir kısmına gitmek de nasip oldu. Ona lâyık bir talebe olamayışım ve bunun verdiği mahcubiyet bir yana, ama şahsî tanışıklığım daha sonraları, 1996'larda gerçekleşti. Onun detaylarını da daha başka bir zamana öteleyelim.

 
 

Devamını oku...
 
Amerikan Kongresi'nde diyalog iftarı
Yazar Zaman Gazetesi   

 

 

Amerikan Kongresi, önceki akşam önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Onursal başkanlığını Fethullah Gülen'in üstlendiği Washington merkezli diyalog kuruluşu Rumi Forum, çok sayıda seçkin konuşmacı ve davetlinin katılımıyla din ve kültürler arası diyalog iftarlarının ikincisini düzenledi.

Devamını oku...
 
Gülen Lordlar Kamarası'nda
Yazar Vatan Gazetesi   

 

 

 

 

 

İngiliz Parlamentosu, Fethullah Gülen konferansına ev sahipliği yapacak. Dünyanın en önemli ekonomi okulu London School of Economics de aynı konferans için salonlarını ayırdı...

İngiltere 25-27 Ekim tarihlerinde ilginç bir konferansa ev sahipliği yapacak. Fethullah Gülen’in İslam yorumunu ve bunun dünyaya katkılarını tartışacak 45 bilim adamı Londra’nın en saygın binalarında bir araya gelecek. Zira İngiltere Parlamentosu, Londra Üniversitesi ve ünlü London School of EconomicsLSE (Londra Ekonomi Okulu) kapılarını “Değişen İslam Dünyası ve Gülen Hareketinin Katkıları” isimli konferansa açacak. Bu kurumlarda yapılacak konuşmaları ise Birmingham, Londra ve Leeds Metropolitan üniversiteleri ile birlikte Orta Doğu Enstitüsü, Londra Ortadoğu Enstitüsü ve Dialog Society (Diyalog Derneği) organize ediyor. Konferansı için açılan “GulenConference.org.uk” sitesinde konferansla ilgili detaylı bilgi veriliyor. Burada konferansın konusu “Tüm dünyadaki Müslümanları etkileyen dini bir entelektüel ve barış girişimcisi olarak Fettullah Gülen’in etkisini anlamak” olarak açıklanıyor.

Devamını oku...
 
Hıristiyanlık ve Teslis İnancı
Yazar M.Fethullah Gülen   

 

 

 

 

Hristiyanlar arasında kabul edilen şekliyle 'Teslis inancı', günümüzde tartışılır hale gelmiş ve değişik araştırmacıların gayretleriyle mantıkî ve tarihî yönden bu inancın tutarsızlıkları ortaya konup, sorgulanmaya başlanmıştır. Bugün artık Baba- Oğul-Ruhu'l-Kudüs esasları daha olumlu şekilde düşünülmekte ve neticede, az bir kesimde de olsa, 'İsa Rasûlullah' hakikati telaffuz edilmektedir.

Bu, bir dünyanın dinî düşüncede tekrar asla dönmesi açısından sevindirici bir gelişmedir. Diğer taraftan Hz. İsa (a.s)'nın Resûlullah olduğunu kabul etme, Efendimiz (s.a.s)'in de peygamberliğini kabul yolunu açacaktır.

Devamını oku...
 
Avrupa'da İslâm
Yazar M.Fethullah Gülen   

 

 

 

 

Mısır Ezher Üniversitesi eski hocalarından meşhur Şeyh Bahît Efendi, bir seyahât münasebetiyle İstanbul'a geldiğinde; doğunun sarp, yalçın kayaları arasından zuhûr ile, gelip İstanbul ûlemasını ilzam eden Bediüzzaman'a karşı ûlemâ, Şeyh Bahît'den bu genç hocayı ilzam etmesini isterler. Şeyh Bahît bu teklifi kabul ederek bir münazara zemini arar. Ve bir namaz vakti Ayasofya Camii'nden çıkıp Bediüzzaman'la çayhaneye oturduğunda bunu fırsat telâkki eder ve Üstad'a:

– Avrupa ve Osmanlılar hakkında fikriniz nedir? der.

Bediüzzaman ise:

– Avrupa, bir İslâm devletine hamiledir, günün birinde onu doğuracak; Osmanlılar da Avrupa'ya hamiledir; o da onu doğuracak.. cevabını verir.

Devamını oku...
 
Diyalogda İslâmî Ölçü
Yazar M.Fethullah Gülen   

 

Son hâdiseler münasebetiyle beni yıllarca İslâm'a, Kur'ân'a, başkaldırmış, düşmanlık etmiş insanlarla dostluk kuruyorsun' diye tenkit edenler oldu. Halbuki bu İslâmî bir düşünce ve bu düşüncenin hayata yansımasından ibarettir. Allah Rasûlü (sav), yıllarca kendisine kan kusturan Ebu Cehil'i karşısına alıp muhatab olarak kabul etmedi mi? Ve daha onun gibi nicelerini... O halde çeşitli vesilelerle görüştüğümüz, konuştuğumuz bu insanlar -kaldı ki çokları inancını izhar ediyorlar- yüzünden, böyle İslâmî nasslarla te'lif edilemeyecek tenkitler yapmanın manâsı ne? Bu aslında İslâmı tam anlamıyla özümseyememenin bir ifadesidir. Hatta ben, 'Bu tavır, bu tarz, bu üslup benim kendi tavrımdır..' desem ukalâlık etmiş, İslâm'ın getirdiği evrensel kaideleri kendime mal etmiş olurum. Onun için bugün bir ateistle de karşılaşsam, aynı şekilde davranırım. Ve bu kat'iyen mümaşat, müdarat veya takiyye değildir. Aksine İslâmî tavır ve düşüncenin ortaya konuşudur.

İslâm, öfkelendiğiniz zaman bile öfkenizi belli üslup içinde yansıtmanızı emreder. Gelin Kur'ân'a bakalım onun çok sert bir üslup ile eleştirdiği nice mes'eleler vardır ki, onlarda isim tasrih etmez. -Her ne kadar esbab-ı nüzulcüler belli isimler verse de, rivayetlerin sıhhatinde şüpheler vardır-. Belki kıyamete kadar gelecek değişik tiplerle temsil edilecek düşünceleri, mülhidçe anlayışları tenkîd eder.

Evet, ilâhî ve evrensel dinin tebliğ ve temsil erleri, muhatabı olan kişi veya kitlelere sert davranmamalıdırlar. Paylaştıkları fasl-ı müşterekleri çok çok iyi değerlendirmeli ve hattâ bırakın bugünü, gelecekte onlara bir şeyler anlatmayı plânlıyorlarsa şimdiden İslâmî tavrın gereği olarak yumuşaklığı, mülayemeti fıtratlarının bir yanı haline getirmeli ve bu konuda yıllardan beri yapılagelen yanlışlıklara son vermelidirler.

Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 18 Toplam: 275

Sözler

“Zulmedenleri hariç, ehl-i kitap ile en güzel olan şeklin dışında bir tarzda mücadele etmeyin ve onlara şöyle deyin: “Biz, hem bize indirilen kitaba, hem size indirilen kitaba iman ettik. Bizim İlah’ımız da sizin İlah’ınız da bir ve aynı İlah’tır ve biz O’na gönülden teslim olduk.” (Ankebut, 46)
 
Advertisement

Gençadam Bülteni




İstatistikler

Ziyaretçiler: 2799672